Hükümet’in Referandum öncesi çıkardığı “İmar Affı” yaylalara büyük darbe vurdu. TOD (Türkiye Ormancılar Derneği) tarafından hazırlanan rapora göre, Karadeniz yaylalarında yapılan ve yaylaların doğal yapısını bozan kaçak yapıların affı için yapılan başvuru sayısı 100 bini geçti.

TOD, “İmar Affı rant kapısı oldu” derken, yaylalardaki duruma biran önce müdahale edilmesini istedi. İmar Affı çerçevesinde bugüne kadar yapılan toplam başvuru sayısı 8.5 milyon oldu. 31 Ekim’de sona ermesi gereken düzenleme Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 31 Aralık’a kadar uzatıldı.

YAYLALARDA KAÇAK SİTE BİLE YAPMIŞLAR
TOD’un raporunda şu tespitlere yer verildi:

– Sadece doğu Karadeniz yaylalarındaki kaçak inşaatlarına yapı kayıt belgesi almak için 100 binin üzerinde başvuru yapılmıştır. Aradaki büyük fark yaylalar ve ormanlara dönük tehdidin boyutlarını göstermektedir. Yaylalarda derme çatma tahta barakalar inşa edilerek fotoğraflanmakta ve bu yerler için yapı kayıt belgesi için başvuru yapılmaktadır. Rantın boyutları o kadar ileri gitmiştir ki; kaçak villalardan oluşan siteler kurulmuş ve bu inşaatlar için başvuru yapılmıştır. Yine orman alanlarına, su kaynaklan ve dere yataklarına inşa edilmiş 6-8 katlı apartmanlar için yapı kayıt belgesi başvuruları yapılmaktadır.

– Yayla, mera ve ormanlar farklı statüde kamusal alanlardır. Bu yerleri İmar Kanunu kapsamında değerlendirerek kaçak yapılara af getirmek telafisi mümkün olmayan sorunlara neden olacaktır. Bu haliyle imar affı maksadının dışına çıkarak rant kapısı haline dönüşmüş ve halkın tümüne ait arazilerin yağmalanması sonucunu doğurmuştur. Mevcut düzenleme ve uygulamada kamu yararı söz konusu değildir. Öte yandan imar affıyla ortaya çıkan sorunlar, sürenin uzatılmasıyla daha da derinleşecektir.

– İmar affıyla birlikte yayla ve meraların yapısı tamamen bozulacaktır. Zaten çok azalmış olan hayvancılık yapılamaz hale gelecektir. Hatta idare, yoğun yapılaşma ve kentleşmeyi gerekçe göstererek yaylaların statüsünü kaldırabilecektir. Yapılaşmayla birlikte yaylalar, meralar, ormanlar ve doğal sit alanları büyük bir risk altındadır. Orman ekosistemi bozulacak, su kaynakları kuruyacak, üretim düşecek ve artan afetler ile büyük can ve mal kayıpları yaşanacaktır.

– Bu nedenlerle başvurular değerlendirilirken kendi arazisi dışında, kamuya ait gasp edilmiş yerlerdeki inşaatlara kesinlikle yapı kayıt belgesi verilmemelidir. Bu tür yapılar ivedilikle yıkılmalı; yayla, mera ve ormanların statüsünü koruyacak ekosistem duyarlı tedbirler alınmalıydı.