Ziylan Grubu gayrimenkulde Türkiye’nin ‘en eğlenceli’ yatırımına imza attı. WaterGarden isimli dev proje, Dubai’den Amerika’ya, Barselona’dan İstiklal Caddesi’ne kadar birçok konsepti içinde barındırıyor.

Ayakkabı denilince akla gelen ilk markalardan Flo’nun sahibi Ziylan Grubu, 2 yıldır gayrimenkul sektöründe de faaliyet gösteriyor. Henüz bu sektörde yeni bir aktör olsalar da Ziylan’ın yaptığı bir yatırım var ki, dünyaya örnek olacak nitelikte… WaterGarden isimli eğlence ve yaşam alanı projesi, dünyanın ‘en’lerin buluşturmuş. Örneğin Avrupa’nın en kapsamlı 5 bin metrekarelik su şovuna sahip havuzu bu proje içinde yer alıyor. İçinde organik pazardan 50 yıllık Türk markalarının yer aldığı nostalji sokağına kadar bir çok farklılık var. 750 milyon lira yatırımla hayata geçen proje 2016 Mayıs sonunda açılacak. Sadece otel, AVM, konut veya bunların tamamını buluşturan karma bir proje değil. Ziylan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ziylan’ın tabiriyle burası bir yaşam alanı. İnsanların 6 saatlerini geçirebileceği, her aile ferdinin kendine özel bir şey bulabileceği bir mekan. Mehmet Ziylan ile gayrimenkuldeki en büyük yatırımı olan WaterGarden’ı konuştuk.

– İnşaat sektörüne girmeye nasıl karar verdiniz ?
Ahmet Ziylan tarafından 1971 senesinde İstanbul’da kurulduk. 1985 senesinde ayakkabı üretmeye başladık. 2003 senesinde perakendeye girdik ve buralara geldik. 2 sene önce bir ortaklık gerçekleştirdik. Turkven, Ülker ve BİM konsorsiyumu ile şirketin yüzde 50’si şeklinde bir ortaklık yaptık. Buradan gelen gelir var. Bu parayı değerlendirmemiz lazımdı. Biz de hayatımız boyunca parayı koyalım bir finans kurumuna oradan gelir alalım gibi bir zihniyet gütmedik. Böyle olunca bir arayışa girdik. Gayrimenkul yatırımları yapmaya karar verdik. Bir şirket kuralım dedik. Bunun üzerinde yatırım satış ve pazarlama yapalım istedik. Gayrimenkul yatırımları bizim daha çocuğumuz. Emekliyoruz, yakında koşmaya başlayacağız. Bildiğimiz iş değil tabii, o nedenle başına güven duyduğumuz yöneticilerimizi aldık.

– Projelerinizden bahseder misiniz?
Zeytinburnu’ndaki projede yüzde 30 ortaklığımız var. Ahmet Akbalık, Özak GYO işleri orada yürütüyor. Bizim çok büyük ağırlığımız yok. WaterGarden diye bir projemiz var. Asıl büyük projemiz bu. Türkiye’ye değer katacak bir proje. Dünyada olmayan bir konsept. Türkiye’de ofisler yapılıyor, AVM’ler yapılıyor, oteller yapılıyor. Artık değişim gerekiyor. İnsanların sosyalleşeceği, yeme içme, gastronominin de bulunacağı, insanların zamanını harcayacağı, yerli ve yabancı turiste hizmet verecek yerler arıyor. Biz de bu ihtiyaç doğrultusunda WaterGarden’ı inşa etmeye karar verdik. İçinde Avrupa’nın en kapsamlı ve en büyük 5 bin metrekarelik havuzu var. Su oyunları yapılacak. Su şovu, ışık şovu, lazer ve alev şovunu içinde barındıran ilk havuz. Etrafında yapılanmış, restoranlar, eğlence yerleri var… Her yaş kitlesinin buraya gelmesini istiyoruz. Ailelerin en az 6 saatlerini geçirebileceği bir kompleks. Bir aileni tüm fertlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir yapı.

– WaterGarden nasıl doğdu?
Biz bu arsayı satına aldık, işim icabı çok gezen bir yapım var. Senenin 6 ayını dışarı da geçiriyoruz. Yeme içmeyi de çok seviyorum. Dubai’yi Amerika’yı birçok yeri dolaştım. Ardından Dubai’de şu güzel, Amerika’da bu güzel derken, kafamızda bir konsept oluştu ve Watergarden’i yapmaya karar verdik. Her ülkeden örnekler topladık. Su havuzu Dubai’den mesela. Ancak Dubai’den daha kapsamlı bir havuz bu. Nostalji sokağımız var. Onu İstiklal Caddesi ve Asmalı Mescit’ten örnek aldık. Taze pazarımız var, onu da Barselona’dan esinlendik. Bunların hepsini bir araya toplayan bir proje. Bir yarışma açtık mimarlara hepsi bir değer kattı, içimizdeki arkadaşlarımız fikirlerini söyledi. Biz de katkılarımızı koyduk ve bu proje ortaya çıktı.

– Ne kadar yatırım yapılacak?
Bu projeye 750 milyon lira harcayacağız. Şu anda yarısına geldik. 2016’nın mayıs sonunda açacağız projeyi. Toplamda hafta arası 30 bin kişi, haftasonu 50-60 bin kişi buraya gelecek. Gastronomi tarafında farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Projemizde dünyaca ünlü markalar olacak. Bir nostalji sokak yapıyoruz, burada en az 50 senelik geçmişi olan markalar olacak. Sırf bu projeyi görmek için İstanbul’a gelenler olacak.

– Ortaklık teklifi geliyor mu?
Kiralamalarda yüzde 60’ları geçtik. Ortaklık teklifleri alıyoruz. Bir yabancı bir tane de yerli firma ile görüştük. Ancak bu ortaklık buranın kira gelirine endeksli bir ortaklık olabilir, biz de açmayı bekliyoruz.

Nihayet istikrarlı bir döneme girdik
– Türkiye ekonomisi hakkında ne söylersiniz ?
Çok moralliyiz bir sanayici olarak, bu seçimlerin bu sonuçla çıkmasından dolayı mutluyuz. Önümüzün en az bir 4 sene açık olduğunu görüyoruz. İstikrarın hakim olduğu bir döneme girdik. Artık bizim önümüzde çok pozitif 4 yılımız var. Bunu dolu dolu kullanmamamız lazım. Tekrar yeni bir atılımın içine girmeliyiz. Buna onan inancımız tam. Yeni ruh ile Türkiye ekonomisi sıçrayacaktır. Çünkü çok daha iyi yerleri hak ediyoruz. Bir sanayici olarak da buna hazırız. Türkiye’yi büyütmemiz lazım.

Çocuklarım tezgahta mal da satıyor
– Ailenizden bahseder misiniz ?
İki oğlum bir kızım var. Hepsi okuyor. Bir oğlum internet sitesi kurdu. İnternetten tişört satıyor. 3 kardeşe gıda şirketi kurdum. Mevcut bir iki firmanın franchise’ını aldık. Bir yönetici aldık. Böylece iş hayatına atıldık. Ben iş hayatına ilk okulda başladım, babam beni zorla çalıştırdı ama iyi ki çalıştırmış. Biz de çocuklarımıza kendi ayaklarının üzerinde durabilmelerini aşılıyoruz. Çocuklarımızı öyle yetiştirdik ki tezgahın arkasına geçip mal da satıyorlar. Bu da bizi gururlandırıyor.

Star