Tophane-i Amire Tek Kube Salonu’nda HAS Mimarlık’ın yapıtları arasından, sanatçıların yaptığı seçki ve yorumla tasarlanan ‘Mimarlığın Ses ve Işık Hali’ sergisi ziyaretçi akınına uğradı.

Sanatın dijital dünya ile bir araya geldiği ve uzay boşluğu hissinin ağır bastığı sergiyi, mimarlık dünyasının ünlü isimlerinin yanı sıra Darüşşafaka Lisesi’nden Kadir Has Üniversitesi’ne kadar birçok öğrenci de gezerek bu farklı deneyime ortak oldu.

Tophane-i Amire’de 3 Kasım’da başlayan ve 13 Kasım’a kadar devam eden HAS Mimarlık’ın ‘Mimarlığın Ses ve Işık Hali’ sergisi farklı yaşlardan sanatseverleri bir araya getirdi. Ziyaretçilerine adeta uzay boşluğundaymış hissi yaşatan sıradışı sergi, ilk günden itibaren ziyaretçi portföyü ve potansiyeli ile de farklılık yarattı.

HAS Mimarlığın kurucuları Doğan Hasol ve Ayşe Hasol Erktin’in ev sahipliğinde açılışı yapılan sergiyi, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Yapı Merkezi Kurucusu Ülkü Arıoğlu, Soyak Holding Yönetim Kurulu Üyesi Taner Soyak, Krea Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kodal, Pamir/Soyuer’den Firuz Soyuer’in de aralarında bulunduğu mimarlık dünyasının ünlü isimlerinin yanı sıra sanatseverler ve mimarlık öğrencileri de ziyaret etti.

Serginin büyük ilgi görmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren Ayşe Hasol Erktin, “HAS Mimarlık’ın 30. yılını projelerimiz arasından yapılan seçki, mekâna özgü tasarım ve dijital teknolojilerin bütünleştiği bir sergilemeyle, Tophane-i Amire Tek Kubbe Salonu’nun büyülü atmosferinde bir geçmiş-gelecek sentezi oluşturarak paylaşmayı arzu ettik. Sergimiz, hem mimarlık hem de sanat dünyasının büyük ilgisini çekmeyi başardı. Ama bizi en mutlu eden olaylardan biri, lise ve üniversite öğrencilerinin sergimizi yoğun şekilde ziyaret etmeleri oldu. Böylelikle mimarlıkta yaratıcılık ve teknolojinin hangi noktalara gelebileceğini gelecek kuşaklarla paylaştık” dedi.

Gezenlerin müthiş ve bir o kadar da farklı bir deneyim yaşadıklarını dile getirdikleri ‘Mimarlığın Ses ve Işık Hali’ sergisi için ziyaretçilerin ortak izlenimleri ise şöyle oldu: “Görseller, ses, ışık büyüleyici. Kendinizi uzay boşluğunda hissediyorsunuz. Müzik ise kozmik. Işığın renkleri ve seslerin değişimi de bir o kadar büyüleyici. Her yönden unutulmayacak kadar güzel, tesirli ve alışılmamış. Uzay çağını hissettiren bir proje…”