Türkiye’nin 7 farklı bölgesinde yatırım değeri 5 milyar doları bulan 158 enerji santralı dün Beştepe’de düzenlenen törenle devreye girdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin nükleer santraller konusunda önemli adımlar attığını belirterek, “Mersin Akkuyu ve Sinop’tan sonra üçüncü bir nükleer santral için ön hazırlıklara başladık. Her 3 projeyi de tamamlayarak, ülkemizin hizmetine sunmakta kararlıyız” dedi.

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen elektrik santralları toplu açılış törenindeki konuşmasında, açılışı gerçekleştirilen, 2016 yılında devreye alınan veya alınacak olan 5 milyar dolar yatırım bedeline sahip 158 elektrik enerjisi tesisinin hayırlı olmasını diledi. Törene Erdoğan’ın yanı sıra Başbakan Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü de katıldı. Erdoğan törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin nükleer santrallar konusunda iki önemli adım attığını belirterek, “Mersin Akkuyu’da inşası süren nükleer santralı inşallah 2023 yılında devreye almayı planlıyoruz. Sinop’taki nükleer santralla ilgili çalışmalar sürüyor. Şimdi üçüncü bir nükleer santral için ön hazırlıklara başladık. Her 3 projeyi de tamamlayarak, ülkemizin hizmetine sunmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

SİZ BAKMAYIN BATI’YA

Dünyada aktif nükleer santralların bulunduğu ülkeler arasında ilk sıralarda Amerika, Fransa, Japonya, Çin, İngiltere ve Almanya’nın geldiğini belirten Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’de ne zaman kömür santralı, nükleer santralı projesi gündeme gelse birileri buna engel olmaya çalışıyor. Siz bakmayın Batı ülkelerinden ülkemize, çevrecilik üzerinden yöneltilen saldırılara. Bunların hepsi de maksatlıdır, art niyetlidir. Bugün çevrecilerin en çok eleştirdiği kömür ve nükleer enerji santrallarının kahir ekseriyeti Batı ülkelerinde bulunuyor. Öyle ki şayet kömür ve nükleer enerjiyle çalışan santrallar olmasa Batı karanlığa gömülür. Ülkemizde ne zaman bir kömür santralı, bir nükleer santral projesi gündeme gelse birileri hemen ayağa kalkar, çevrecilik adına bunlara engel olmaya çalışır. Peki kömürü ve nükleer enerjiyi en çok kullanan Batı ülkelerinde niye sokağa dökülmezler? Bu protestolar, tepkiler, kampanyalar oralarda niçin olmuyor? Çünkü bu kampanyaları arka planda organize ve finanse edenlerin dertleri başka. Onlar üzüm yemenin yani çevreyi korumanın, bağcıyı dövmenin yani Türkiye’nin büyümesini engellemenin peşinde. Dert bu.

”KÖMÜRÜMÜZÜ ERİTELİM

Kömürde Türkiye’nin önce kendi rezervini kullanmak zorunda olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Biz kendi rezervimizi eritmek için ne gerekiyorsa bunu yapacağız. Çorlu’dan Şırnak’a kadar kömürle dolu. Biz önce bu kömürlerimizi eritelim. Bunların üzerinde çalışalım. Öyleyse biz kararlı bir şekilde bu adımı atacağız. Biz yenilenebilir kaynaklarımızla birlikte kömür ve nükleer kaynakları da etkin bir şekilde kullanabildiğimizde cari açık sorununun üstesinden kolayca gelebilme imkanına sahibiz” dedi.

80 BİN MW İLE YILI KAPATIRIZ
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, 158 enerji santralının devreye girmesiyle ilgili düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Türkiye, enerjideki çalışmalarıyla bu alanda sessiz bir devrim gerçekleştirdi. 2002’de 31 bin MW kurulu gücü olan Türkiye bunu 2.5 kat arttırdı. Bugün 79 bin megavat olan bu kapasite yıl sonunda 80 bin megavatı geçmiş olacak” dedi. Albayrak, şöyle konuştu: “Enerji alanında büyüme stratejisini iki temel üzerine inşa ediyoruz: Arz güvenliği ve teknoloji transferi. Hem doğalgaz hem de elektrik alanında arz güvenliğini garanti altına almak için makro planlarımız tamam, projelerimizi hayata geçirmeye başladığımız bir dönemdeyiz. Bu kapsamda daha çok yerli ve yenilenebilir sloganıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl bitmeden Ege Bölgesi’nde bir yüzer santral (FSRU) projesi hayata geçecek. Özel sektörle birlikte hayata geçecek projeden sonra benzer ikinci proje BOTAŞ’la gelecek yıl hayata geçecek. Doğalgaz depolamada da çalışmalar hızlandı. Tuz Gölü’ndeki depolama tesisinde ocakta ilk kaverne gaz basarak projenin ilk kısmını hayata geçireceğiz. Yeni yılda depolama alanında depolama-tüketim oranını stratejik olarak amaçladığımız noktaya taşınması için daha büyük bir projenin startını açıklayacağız. Ülkemizin dışarıdan ithal teknolojiye bağımlı kalarak büyümesini ve gelişmesini beklemek ve yetinmek ülke ve millete büyük bir haksızlık.”

BAĞIMLILIĞIMIZI HIZLA AZALTACAĞIZ

AÇILIŞ töreninde konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin 2023’e kadar enerjideki dışa bağımlılığını azaltacak çalışmalara devam edildiğini belirterek, “Enerji ile ilgili kurulu kapasitemizin 2.5 kat artmasının anlamı şudur. Türkiye 3 kat büyüdü. Hükümetimizin gündeminde şimdi enerjide çeşitliliği artırmak vardır. Türkiye olarak enerjide hala büyük oranda dışa bağlı bir ülkeyiz. 2023’e kadar enerjideki dışa bağımlılığımızı azaltacak, çeşitliliğimizi artıracak projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Nükleer enerji santralleri bu bağlamda en önemli projeler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. Sadece illere değil, ilçelere de doğalgaz vermeye devam edileceğini vurgulayan Yıldırım, “Hali hazırda 76 ilimizde doğalgaz var. 2018 yılına kadar geriye kalan 5 ilimizi de doğalgazla buluşturmuş olacağız. Sadece illere değil, ilçelere de doğalgaz bağlantısını bundan böyle bağlamaya ve doğalgaz vermeye devam edeceğiz” dedi.

ENERJİDE 2016’DA NELER GERÇEKLEŞTİ?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, bu yıl Türkiye’nin 7 farklı bölgesinde 158 yeni elektrik üretim tesisi devreye girdi. Kurulu gücü 5 bin 620 megavat olan 158 tesisin yatırım değeri, 5 milyar doları buluyor. Devreye alınan santrallerin içinde en büyük kapasite, doğalgaz çevrim santrallerinde gerçekleşti. Bu yıl toplam bin 716 megavat kapasiteye sahip 23 doğalgaz çevrim santralı elektrik üretimine başladı. Doğalgazı, bin 400 megavatlık kapasiteyle tek santral olarak devreye alınan taşkömürü santralı izledi. Rüzgârda ise toplam bin 46 megavat kapasiteye sahip 64 elektrik üretim santralı devreye alındı. Bu kaynakları, 320.9 megavat kurulu gücü bulunan 33 yeni hidroelektrik santralı, 151.2 megavat kapasitesindeki 11 jeotermal tesisi ve 280 megavat kurulu gücündeki 2 yeni linyit santralı takip etti. Söz konusu dönemde, 56.7 megavat kapasiteye sahip 7 biyokütle tesisi, 39.6 megavatlık 2 atık ısı tesisi, 35 megavatlık bir doğalgaz/fuel oil çevrim santralı ve 27.3 megavat kurulu güce sahip 10 yeni çöp gazı tesisi elektrik üretimine başladı.

Hürriyet