Cumartesi günü Hürriyet Gazetesi’ne ‘Teşekkürler Türkiye’ başlığıyla verdiği ilanla Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan’a sataşan Ali Ağaoğlu’na Ahmet Hakan’dan cevap geldi..

15 Nisan cumartesi günü Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Hürriyet Gazetesi’ne ‘Teşekkürler Türkiye’ başlığıyla bir ilan vermişti.

Ali Ağaoğlu verdiği bu ilanda Ahmet Hakan ile ilgili olarak şunları söyledi: “Aşağıda, sayfanın el verdiği ölçüde ekibimin bir kısmının ismini yazabiliyorum. Oysa burada adını anmam gereken on binlerce kişi var. Diğer yandan hepsinin adını buraya yazmak istesem, bütün sayfalara ilan vermek zorunda kalacağım. Allah’a şükür param da var. “Daha iyi olurdu, Ahmet Hakan’ın sıkıcı ve rutin yazılarından kurtulmuş olurduk” diyen varsa, onlara da hak veriyorum”

Ahmet Hakan ise Ali Ağaoğlu’nun bu sözlerine pazar günü kendi köşesinden yanıt verdi. Hakan’ın köşe yazısının başlığı bile yeterince dikkat çekiciydi.

Ahmet Hakan’ın “Ali Ağaoğlu gibi rutin bir görgüsüz olacağıma” başlıklı köşe yazısı işte şu şekilde:
ALİ Ağaoğlu yine tam sayfa ilan vermiş.
İlanda da yine bana sataşmış.
*
Benim yazılarım için şu iki nitelemede bulunuyor Ali Ağaoğlu:
– BİR: Sıkıcı…
– İKİ: Rutin…
*
Vallaha şöyle bir düşününce…
Halime şükrettim.
“Elhamdülillah” dedim.
*
Düşünsenize…
Sıkıcı ve rutin bir yazar olacağıma, Allah muhafaza, Ali Ağaoğlu gibi sıkıcı ve rutin bir görgüsüz de olabilirdim.
*
Ali Ağaoğlu gibi…
– “Bizim ortanca hanım” falan diye tanımlar yapan…
– “Bende para gani” diye konuşan…
– “Fakir miyiz lan biz” diye ciddi ciddi atarlanan…
– “Bende bir banyo var, bir düğmeye dokunuyorum, her taraf kırmızı oluyor” diye övünen…
– Arabalarıyla gösteriş yapan…
– Kızınca tekne parçalayan…
– Birlikte yaşadığı kadınlar için “malım” diyen…
– Evine misafirliğe gelmiş insanların ardından küfür eden…
Sıkıcı ve rutin bir görgüsüz de olabilirdim.
*
Demek ki verilmiş sadakam varmış da Allah korumuş beni.
Sıkıcı ve rutin bir görgüsüz olmak yerine…
Sadece sıkıcı ve rutin yazılar yazan bir köşe yazarı olmuşum.
*
Çok şükür Allah’ım…
Çok şükür.
Çok şükür.