Gayrimenkul İçin Strateji Platformu’nun (GİSP) düzenlediği, “Boğaziçi’nin Geleceği” başlıklı yuvarlak masa toplantısı, üyelerin ve ‘GİSP Genç’ takımının katılımıyla gerçekleşti.

İmar Planlama Yönetim Kurulu Başkanı ve Şehir Plancısı Aytaç Ülkebaş’ın yaptığı sunumla başlayan oturumda, Şehircilik Şurası dolayısıyla gündemde olan Boğaziçi konusunun önümüzdeki günlerde önemli gelişmelere gebe olduğu vurgulandı.

Üzerinde çalışılan yeni imar düzenlemesi, Boğaziçi’nde yayılmış olan gecekondular ve eski yapıların, deprem güvenliği de göz önünde bulundurularak yenilenmesini sağlayacak, bu şekilde Boğaziçi Bölgesi’nde bulunan Emirgan, İstinye, Beykoz, Üsküdar gibi bir çok gözde semt hak ettiği güzelliğe ve değere kavuşma imkanı yakalayacak.

Yuvarlak masa toplantısında şu konulara değinildi: ‘Mülkiyet, Boğaziçi Bölgesi’nin yeniden ele alınmasında en önemli konu olarak ortaya çıkmaktadır. Büyük alanlar kaplayan müşterek mülkiyet alanları ve kamu arazilerinin yok denecek kadar az kalması, donatı temininde büyük sorunlar ortaya çıkarmaktadır.

Boğaziçi Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgesinde mevcut yapı stokunun eskimesi ile ortaya çıkan dönüşüm talebi dikkate değer düzeydedir. Güncel bir Boğaziçi Master Planı olmadığı için vatandaşın dönüşüm talebi, yoğunluğun artma endişesi ve Boğaziçi Mevzuatının kısıtları dolayısıyla karşılanamamaktadır. Boğaziçi gibi muhteşem bir mirasın korunması ve güzelleştirilmesi için doğru yöntem; ‘Dönüşüm Odaklı, Koruma Amaçlı İmar Planı’ üretilmesidir’.
Eğer ki mevcut durum, Baltalimanı’nda boğaz manzaralı gecekonduları barındırıyorsa, İstinye sahil yolunda derme çatma binada lastikçiye alan sağlıyorsa, Boğaziçi’nin güzelliğini ve potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkaramıyoruz demektir. Boğaziçi’nin gayrimenkul değerini belirlemeye yönelik sayısal veri çalışmaları da bir yandan hızla tamamlanmaktadır. Bu sayede, daha sağlıklı bir planlama çalışması yapılabilir.

GİSP Başkanı Hakan Gümüş, Boğaziçi’ni yoğun yapılaşmadan koruma kaygımızın, bizi muhteşem koylardaki, tepelerdeki gecekonduların varlığını savunacak noktaya getirmemesi gerektiğini vurguladı. Boğaziçi Öngörünüm yasasının yenilenmesi gereken bina stokunu engellediğini ve bu yenilemenin kapsamlı bir plan dahilinde gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.