Kaçkar Dağı’nın eteklerinde bulunan Ayder Yaylası, geleceğin cazibe merkezi olması ve kaçak yapıların önüne geçilebilmesi için dönüşüme hazırlanıyor.

Kaçkar Dağı’nın eteklerinde bulunan dünyaca ünlü Ayder Yaylası, geleceğin cazibe merkezi olması ve kaçak yapıların önüne geçilebilmesi için dönüşüme hazırlanıyor.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Ayder Yaylası, ilk olarak 1987 yılında turizm merkezi ilan edildi. 1994 yılında milli park kapsamına alınan yayla, 1998 yılında ise doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı.

Karadeniz’in en ünlü yaylalarından biri olan Ayder Yaylası, 2006 yılında ise Bakanlar Kurulu Kararı ile “Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi”
ilan edildi.

Toplamda 110 hektarlık alanda kurulu yaylada, koruma amaçlı imar planları hazırlanmayınca 2014 yılında 290 yapıdan 260’ı mahkemelik oldu.

Mahkeme kaçak olduğu gerekçesi ile 158 yapı için yıkım kararı verdi. Çamlıhemşin Belediyesi tarafından yapılan yıkım ihalesine vatandaşların mağduriyeti gözetilerek katılım olmayınca yıkım gerçekleşmedi.

Vatandaşın mağdur olmaması ve yaylanın dokusunun bozulmaması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile TOKİ, dönüşüm ve yöresel restorasyon için devreye girdi. Yöre halkıyla yapılan istişarelerin ardından TOKİ, “Yöresel Dönüşüm ve Gelişim Projesi” için ilk adımı atarak ön yeterlilik ihalesi gerçekleştirdi. TOKİ, tarafından gerçekleştirilen ihaleye danışmanlık için beş firma müracaat etti.
İhaleye katılan beş firmanın dosyaları incelendikten sonra teknik ve mali teklifler alınacak ve son oturumda ise mali teklifler açılacak. Yaklaşık bir ay sürmesi beklenen sürecin ardından Ayder Yaylası’nda dönüşüm hız kazanacak.

“YÖRE HALKI MAĞDUR EDİLMEYECEK”

Çamlıhemşin Belediye Başkanı Osman Haşimoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ayder Yaylası’nın Karadeniz Bölgesi’nin turizm lokomotifi olduğunu belirterek, “Karadeniz’de Rize’de Ayder olmadan turizm olmaz. Bu arz ve talebi planlar ile destekleyip güçlendirmek lazım. Doğayı da korumak yapılacak plan ile mümkün. En kötü plan plansızlıktan iyidir ama mevcut yapı, hiçbir yapılaşmaya izin vermeyen sadece koruma amaçlı gerçekleştirilmiş. Günde yaklaşık 25 bin kişinin gireceği bir alanda bu insanlara hizmet etmeyecek misiniz? 2007 yılından itibaren biz üçüncü belediye başkanı olarak görev yapıyoruz ama bir imar planını gerçekleştiremedik.” dedi.

Ayder’de yapmayı planladıklarının “Yöresel Restorasyon Projesi” olduğunun altını çizen Haşimoğlu, şunları söyledi:

“Çalışmalar TOKİ üzerinden yürüyecek. İlgili beş bakanlık, valilik ve belediyenin ortaklaşa yürüteceği ortak bir çalışma olacak. Ayder’in sağlıklı bir altyapıya kavuşturulması ve koruma mantıklı bir plan ortaya çıkacak. Planlama sonrası kıymet değerleri tespit edilecek. Vatandaşlarla yapılacak çalıştay sonrası kararlar verilecek. Kimisi Ayder’in tamamen yıkılacağını söylüyor, kimileri Ayder’in imara açıldığını ve talan edileceğini söylüyor. Bunlar doğru söylemler değil.”

Ayder’in yüzyıllara hitap edecek iyi bir imar planıyla korunacağını vurgulayan Haşimoğlu, “Koruma kullanma dengesini gözeten bir plan oluşacak. Plan içerisinde yıkılması gereken binalar olursa elbette yıkılacak.” dedi.

Projeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takip ettiğini ve bizzat “İnsanları mağdur etmeyin” talimatını verdiğini ifade eden Haşimoğlu, şöyle devam etti:

“Ayder’de hiç kimse yokken insanlar katır ve atlarla hasta taşıyarak termal kaplıcaları kullanmış. Senelerdir bu tedavi bölgede uygulanıyor hatta termal merkezli bir uygulama oluşacak. Saniyede 7 litre ile termal çalışıyor. Sondaj ile debisi artırılarak termal amaçlı işletmeler olacak. İlk işimiz Ayder’de bir imar planı yapılacak. Ayder’de var olan değerler, işletmeler tespit edilecek ve koruma kullanma amaçlı bir plan uygulamaya geçirilecek. Bunun içerisinde kaldırılması, yıkılması gereken binalar var ise vatandaş mağdur edilmeden işlem görecek.” şeklinde konuştu.
Haşimoğlu, Ayder’in bazı kesimlerce söylenen “talan ediliyor” sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Vatandaşı yok saymayacak, mağdur etmeyecek bir yapılaşma inşallah olacak. Yüzyıllar sonra torunlarımıza güzel bir Ayder bırakma çabası içerisindeyiz. Karadeniz kültürünü mimarisini yaşatacak binalara çok ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

“AYDER CAZİBE MERKEZİ OLACAK”

Ayder Turizm Derneği Başkanı Ömer Altun ise Ayder’in dünyaca bilinen bir yer olduğunu, koruma amaçlı acil önlem alınması ve çehresinin değişmesi gerektiğini belirtti.

Altun, kentsel dönüşümün mutlaka yapılması gerektiğini ama halka rağmen değil halkla beraber yapılmasının önemli olduğunu ifade ederek, “Büyük bir mağduriyet içerisindeyiz. Ayder’de 290 tane yapı varsa bunun 190 tanesi kaçak yapı. Bunun acil bir şekilde düzenlemeye girmesi lazım. İnsanlar geçimini burada sağlamak zorunda. Bu ticareti yürütebilmek ve arz talebi karşılamak için yapı yapmış ama devlete gelince bir türlü izin alamamış. Bu nedenle kaçak yapılar ortaya çıkmış.” dedi.

Konya Ovası’ndaki uygulamanın Ayder Yaylası’nda uygulanma imkanı olmadığına değinen Altun, “Burada önümüz deniz, arkamız dağ. Konya Ovası’nın sistemini burada uygulamak mümkün değil. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu işe al atması ile kentsel dönüşüm uygulanacak. Biz buna hazırız. Bunu bekliyoruz ama halkla birlikte acil çözüm bekliyoruz. Ovit tünelimiz yapıldı, havaalanımız yapılıyor. Bunun ardından kayak tesisi ve Ayder kentsel dönüşüme girdiği zaman kongre ve termal kaplıca merkezi olacak. Bunları bütünlediğimiz zaman Davos ne ki bizim yanımızda. Biz bir cazibe merkezi olacağız.” şeklinde konuştu.

YÖRE HALKININ GÖRÜŞLERİ

Ayder Yaylası’nda 37 yıldır esnaflık yapan Kamil Yılmaz da bölge halkının kentsel dönüşüm ile tam bilgisinin olmadığını, arazilerinin kısıtlı olduğunu, yöre halkının yasaklar ile köşeye sıkıştırıldığını, bölge halkının yararına kentsel dönüşüme destek vereceklerini söyledi.

İşletme sahibi olarak çok sayıda kamu kurumu ile sorun yaşadıklarına değinen Yılmaz, “Burada her şey yasak. Yasaklarla dolu bir bölge. İşletme için merdiven yaptım ve mahkemelik oldum. Misafirler için tuvalet yaptım. İhtiyaç nedeni ile yaptım yine mahkemelik oldum. Burada ne yaparsanız yapın mahkemelik oluyorsunuz. Her şey yasak olunca vatandaş gizli yapmaya kalkıyor. Biz merdivenden dolayı ceza aldık ve suçumuz ertelendi. Aynı suçu bir kez daha işlersem 2 yıldan 4 yıla kadar ceza alacağım.” dedi.

Hürriyer