Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım Beştepe’de düzenlenen Çevre ve Şehircilik Şurası’nda konuştu.

Her iki ismin de dikey mimari yerine yatay mimari vurgusu yaptığı Şura’da Başbakan Yıldırım, beş milyon yapının deprem riskine karşı yenilenmesine rağmen hâlen 7 milyonun ihtiyacı olduğunu söyledi.

Bütçenin 250 milyar dolar olduğunu söyleyen Başbakan, “Yapılacak bu konutlar ve harcanak bu bütçenin kendi kaynağını oluşturacak imkana sahip olduğunu ifade etmek istiyorum. Kentsel dönüşüm mecburi değil, gönüllü olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da 1940’lardan itibaren çarpık yapılaşmanın yanında kişiliksiz projeli apartmanlar ve siteler ortaya çıktığını söyleyerek “Ben dikey mimariden yana değilim, ben yatay mimariden yanayım. İnsan toprağa yakın yaşamalıdır” dedi.

“TOKİ binaları başta olmak üzere, artık ülkemizde tarihimize, kültürümüze, hayat tarzına uygun binalar dönemi gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı, “Sadece beton, demir, tuğla yığınlarından oluşan o yapılar yaylalarımızı, kıyılarımızı işgal etmeye başlamıştır” diye konuştu.

İSTANBUL BOĞAZI İÇİN ANAYASA

Apartmanların kot seviyesinde müteahhitlerin yolsuzluk yaptığını söyleyen Erdoğan şöyle konuştu:

“Kotu denizden verme gibi bir anlayışı vermek gerekiyor. Bu işi kökünden kazımamız lazım. Bodrum diyorsun adam zemin yapıyor. Belediyelerimizin hassas davranması lazım. Bodrum güneşi görmeyen yerdir. Bodrumu zemine dönüştüren anlayış da ihanet içerisindedir. Kazanmak istiyorum derken, şehre ihanet ediyorsun.”

“İstanbul Boğazı’nın hali ortada. Boğazı felç ettiler. Neden, bu yüzden. O güzelim boğazda 5-6-7 kat binalar. Niye? Kararlı bir duruş sergilenmediği için. Bununla ilgili Boğaz yasasının yeniden ele alınması lazım. Bunun için bakanlığımızın kararlı bir adım atması gerekiyor. Bunun anayasasını kurmamız lazım. Hükümetimizin çok ciddi karar alması gerekir. Belediyelere bir süre verilmeli. 6 ayda bu planın onayı bitmelidir. Sen hızlandırmazsan, gecekondular hızlanmaya başlar.”

Bloomberg HT