Hürriyet’in kentsel dönüşüm bölgeleri ve lüks konutta ‘Fiyatlar düşüyor’ haberi sektörde tartışma yarattı. Dernek başkanlarının yaptığı ‘Arz-talep dengesi bozuldu, fiyatlar düşüyor’ açıklamasına İNDER’den yanıt geldi. İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, “Küçük ölçekli firma mecbur kalıp elindeki stokun bir kısmını ucuza satıyor. Ama sektör genelinde bir gerileme yok” dedi.

HÜRRİYET’te geçtiğimiz çarşamba günü yayınlanan ‘arz fazlası olan bölgelerde ev fiyatları düşüyor’ haberi ses getirdi. Gayrimenkul sektörü temsilcilerinin bir kısmı özellikle kentsel dönüşüm olan bölgelerde arzın talebin önüne geçtiğini, bu nedenle fiyatların gerilediğini açıkladı. Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) ile Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİD) başkanları ile emlak danışmaları özellikle İstanbul Anadolu yakasında talepten fazla üretim yapıldığını ve son 1 yılda fiyatların yüzde 20’yi aşan oranda gerilediğini belirtmişti. Konu ile ilgili değerlendirme yapan İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım ise Kadıköy’ün tümünde bir fiyat düşüşü olmadığını, bazı şirketlerin finansman sorununu çözmek için ucuz ev sattığını dile getirdi.

6 EVDEN BİRİ FEDA
Bağdat Caddesi’nde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Durbakayım, “Bağdat Caddesi’nde orta ve küçük ölçekli iş yapan çok fazla firma var. Bunlar yüzde 60-70 oranla kentsel dönüşüm yapması gerekirken yüzde 80-85 teklif edip iş aldılar. Projeyi yapıp evleri satmayınca zor girdi. Bu adamın 6 dairesi varsa birini feda etti. 2 milyon liraya satıyorsa o evi 1.5 milyona satıp o para ile sıkıntısını çözüyor. Çünkü büyük şirketlernaz gibi banka kredisi kullanma ya da kampanya yapma şansı yok. Bu tip örnekleri görüyoruz. Ama bunlar tüm piyasada ev fiyatlarının düştüğünü göstermez” dedi. Döviz ile fiyatlandırılmış gayrimenkullerdeki fiyatların, kurlardaki aşırı artışından dolayı yeniden ayarlandığını belirten Durbakayım, “Geçen seneye göre olan kur artışı yüzde 20 seviyelerine olup bu farkı dövizle satan firmaların indirim olarak yansıtması yanlış bir algıya sebep oluyor” dedi

‘TOPLU ALIM’ YAPILIYOR
İnşaat şirketlerince yapılan kampanyaların yanlış yorumlandığını belirten Durbakayım, “Perakende sektörü ‘kara cuma’ diyor ve yok pahasına ürün satıyor. Şimdi onlar battı mı? Gayrimenkul sektöründe de dönem dönem kampanyalar olabilir. Bunu sektörde ‘balon var’ diye yorumlayamayız” dedi. Konut düşüş açıklamalarının art niyeli olduğunu söyleyen Durbakayım, “Konut sektöründe de spekülatif söylemler ve hareketler ile fiyatların aşağı çekilmesine çalışılmasına ve daha sonra toplu alım yapılmasına, borsada olduğu gibi ‘tasvip edilmeyen işlemler kategorisinde’ bakmak lazım. Şayet bir inşaat firmasının finansmana ihtiyacı varsa, bundan spekülatör değil, tüketici faydalanmalı” diye konuştu.

MÜTEAHHİTLERDEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
İNDER kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan sorunları masaya yatırmak ve çözüm yollarını konuşmak için 7 Aralık’ta ‘Kentsel Dönüşüm Çözümleri Konferansı’ düzenledi. Konferans sonrası hazırlanan sonuç bildirgesi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile paylaşıldı. Bildirgede öne çıkan konular ise şöyle;
-Kentsel dönüşüm parsel değil ada bazında olmalı.
-Dönüşümde yerel halkın beklenti ve önerileri dikkate alınmalı.
-Türkiye’de 300 bini bulan yapı müteahhidi var. Bunlar sınıflandırılmalı. Yüklenicilerin yeterliliği hususuna kamu açıklık getirmeli, her açıdan yetkin olmayan kurumlar yüklenici olamamalı.
-Dönüşüm projelerinde ihtiyaç fazlası ticari alan yapılmamalı.
-Dönüşme dair ihtilafların hızlı çözülebilmesi için ihtisas mahkemeleri kurulmalı.
-Konut projelerinde otopark müstakil olarak tapulandırılmalı. İhtiyaç fazla otopark bölge ihtiyaçları için kullanılmalı. Böylece otopark kullanmayan daha uygun fiyatla ev sahibi olabilir.
-Yeşil binalar teşvik edilmeli.
-Kat Karşılığı Yapım Anlaşması içeriğinin hem ticari, hem de hakkaniyet açılarından yeniden ele alınması gerekiyor. Tip sözleşme oluşturulması öneriliyor.
-Masterplan/ kentsel tasarım çalışmaları aceleye getirilmemeli, çok disiplinli ve kapsamlı yapılmalı.
-Dönüşen bölgenin altyapı ve sosyal donatılarının yükü özel sektör ve kamu arasında hakkaniyetli paylaştırılmalı.
-Yükleniciyle anlaşma aşamasında en sona kalarak ek çıkar yaratmaya çalışan kötü niyetli taraflara karşı yaptırım uygulanmalı.
-Aynı adaya farklı yüklenicilerin dahil olması bir çok adanın dönüşümünü kilitliyor, bu durum engellenmeli.
-En önemli taraflardan biri ilçe belediyeleri, sürece aktif dahil olmaları gerekiyor.

Hürriyet