Schneider Electric Türkiye Başkanı Bora Tuncer, halen dünyada 1.2 milyar insanın kaliteli ve sürekli enerjiye erişimi olmadığına dikkat çekerek, enerjinin verimli kullanılmasının önemini vurguluyor. Yapılan araştırımalar, Türkiye’de yılda 10 milyar dolara varan enerji tasarrufunun mümkün olduğunu gösteriyor.

ŞİMDİ size bazı rakamlar sıralayacağım. 1.2 milyar; halen elektriksiz yaşayan dünya nüfusu, 1 milyar; halen sürdürülebilir bir enerji kaynağına erişimi olmayan dünya nüfusu, 2.5 milyar; 2050’de şehirlerde yaşayacak dünya nüfusu, 7 adet Paris; önümüzdeki 30 yıl boyunca her yıl şehirlere eklenecek nüfus büyüklüğü, 1.5 kat; dünya enerji tüketiminin gelecek 40 yıl içindeki toplam artışı… Yalnızca bu rakamlar bile enerji yönetiminin ve enerjiyi verimli kullanmanın önemini ortaya koyuyor. Bain & Company Türkiye’de enerji verimliliğinin arttırılmasına yönelik bir araştırma yapmış. Araştırma, Türkiye’de hanelerde yüzde 30, sanayide yüzde 20 ve ulaşımda yüzde 10-15 oranında enerji tasarrufunun mümkün olduğunu gösteriyor. Cari açığın önemli bölümünü oluşturan enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için en hızlı seçeneğin enerji verimliliğini arttırmak olduğu vurgulanırken, bu sayede yılda 7-10 milyar dolar arasında tasarruf elde edilebileceği belirtiliyor. Çok yakında Enerji Bakanlığı’nın da ‘ulusal enerji verimliliği eylem planı’ açıklayacağını geçtiğimiz günlerde EBRD basın toplantısında duymuştuk. Yukarıdaki rakamlar, söz konusu çalışmanın ülkemiz açısından ne kadar önemli olduğunun ispatı gibi… DIŞA BAĞIMLILIĞA ÇÖZÜMEnerji verimliliği üzerine konuştuğumuz Schneider Electric Türkiye Ülke Başkanı Bora Tuncer, “Dünyada 1.2 milyar insanın şu anda kaliteli ve sürekli enerjiye erişimi yok. Çevre kirliliği ve karbon salımı da bir başka önemli konu. Bunların hepsinin birlikte düşünülmesi gerekiyor. Önümüzdeki dönemde enerji ihtiyacının ne kadar artacağı ve bunun karbon salımına etkileri belli. Enerjinin verimli biçimde kullanılması bu anlamda çok önemli. Biz diyoruz ki, bunun çözümü enerjinin dağıtımı, altyapısı ve kullanıldığı alanların verimli bir dizaynıyla mümkün olabilir” şeklinde konuşuyor. Tuncer, Türkiye’de elektrik üretiminin yaklaşık yarısının ithal kaynaklarla yapıldığını dile getirerek, “Bu oran yıldan yıla farklılaşsa da yüzde 50 ila 55 arasında gerçekleşiyor. Türkiye’de enerji kaynaklarını en etkin ve verimli biçimde kullanılmasının enerjide dışa bağımlılığı ciddi oranda azaltacağına inanıyoruz” diyor.

ŞİMDİ size bazı rakamlar sıralayacağım. 1.2 milyar; halen elektriksiz yaşayan dünya nüfusu, 1 milyar; halen sürdürülebilir bir enerji kaynağına erişimi olmayan dünya nüfusu, 2.5 milyar; 2050’de şehirlerde yaşayacak dünya nüfusu, 7 adet Paris; önümüzdeki 30 yıl boyunca her yıl şehirlere eklenecek nüfus büyüklüğü, 1.5 kat; dünya enerji tüketiminin gelecek 40 yıl içindeki toplam artışı… Yalnızca bu rakamlar bile enerji yönetiminin ve enerjiyi verimli kullanmanın önemini ortaya koyuyor. Bain & Company Türkiye’de enerji verimliliğinin arttırılmasına yönelik bir araştırma yapmış. Araştırma, Türkiye’de hanelerde yüzde 30, sanayide yüzde 20 ve ulaşımda yüzde 10-15 oranında enerji tasarrufunun mümkün olduğunu gösteriyor. Cari açığın önemli bölümünü oluşturan enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için en hızlı seçeneğin enerji verimliliğini arttırmak olduğu vurgulanırken, bu sayede yılda 7-10 milyar dolar arasında tasarruf elde edilebileceği belirtiliyor. Çok yakında Enerji Bakanlığı’nın da ‘ulusal enerji verimliliği eylem planı’ açıklayacağını geçtiğimiz günlerde EBRD basın toplantısında duymuştuk. Yukarıdaki rakamlar, söz konusu çalışmanın ülkemiz açısından ne kadar önemli olduğunun ispatı gibi…

DIŞA BAĞIMLILIĞA ÇÖZÜM

Enerji verimliliği üzerine konuştuğumuz Schneider Electric Türkiye Ülke Başkanı Bora Tuncer, “Dünyada 1.2 milyar insanın şu anda kaliteli ve sürekli enerjiye erişimi yok. Çevre kirliliği ve karbon salımı da bir başka önemli konu. Bunların hepsinin birlikte düşünülmesi gerekiyor. Önümüzdeki dönemde enerji ihtiyacının ne kadar artacağı ve bunun karbon salımına etkileri belli. Enerjinin verimli biçimde kullanılması bu anlamda çok önemli. Biz diyoruz ki, bunun çözümü enerjinin dağıtımı, altyapısı ve kullanıldığı alanların verimli bir dizaynıyla mümkün olabilir” şeklinde konuşuyor. Tuncer, Türkiye’de elektrik üretiminin yaklaşık yarısının ithal kaynaklarla yapıldığını dile getirerek, “Bu oran yıldan yıla farklılaşsa da yüzde 50 ila 55 arasında gerçekleşiyor. Türkiye’de enerji kaynaklarını en etkin ve verimli biçimde kullanılmasının enerjide dışa bağımlılığı ciddi oranda azaltacağına inanıyoruz” diyor.

DÜĞÜM NOKTA VERİMLİLİK

TEİAŞ’ın projeksiyonlarına göre, 2020’de elektrik tüketiminin yaklaşık 434 teravat saate (TWh), düşük talep serisine göre ise 398 TWh’e ulaşacağı tahmin ediliyor. Tuncer, “Türkiye’nin kurulu gücünü arttırması, alternatif enerji kaynaklarına yönelmesi çok olumlu gelişmeler olmakla birlikte, konunun en önemli düğüm noktası enerji verimliliği” diyor. Bina ve sanayi sektörleri için enerji etüdü ile enerji verimliliği danışmanlık hizmetleri veren Schneider Electric’in 228 projede yaptığı enerji verimliliği etüdüne göre, sadece bu 228 projede 245 milyon liralık yatırımla, yılda 1.2 milyon kilovat saat enerji tasarrufu mümkün. Bu tasarruf miktarının ekonomik karşılığı ise yıllık 150 milyon lira. Bir diğer deyişle herhangi bir projede enerji verimliliği çözümlerinin uygulamaya konması durumunda yatırım, 1.5 yılın biraz üzerinde kendini amorti ediyor. Bu sayede salımı önlenecek CO2 miktarı ise yılda 800 bin ton civarında.

1.2 MİLYAR

Halen elektriksiz yaşayan dünya nüfusu

1 MİLYAR

Sürdürülebilir bir enerji kaynağına erişimi olmayan dünya nüfusu

2.5 MİLYAR

2050’de şehirlerde yaşayacak dünya nüfusu

1.5 KAT
Dünya enerji tüketiminin gelecek 40 yıl içindeki toplam artışı

% 70

Yenilenebilir üretimin 15-20 yılda yeni eklenecek toplam enerji kaynağına oranı

% 50

Sanayinin kullandığı enerjinin gelecek 35 yıl içindeki artış oranı

YÜZDE 100 YENİLENEBİLİR ENERJİYE İLK KİM ULAŞIR?

HER geçen gün dünyamızın kaynaklarını tüketiyoruz ve bu durumun en büyük sorumlularından biri şüphesiz büyük şirketler. Ancak son dönemde birçok şirketin yenilenebilir enerji konusunda oldukça iddialı olduğu görülüyor. Google, Apple, Facebook gibi teknoloji devleri adeta yüzde 100 yenilenebilir enerji hedefine ulaşma yarışında. Uzun süredir güneş ve rüzgâr enerjisine yatırım yapan Google, önümüzdeki yıl tamamıyla yenilenebilir enerjiye geçeceğini duyurdu. Amazon, Microsoft, Facebook ve Apple gibi devler de yenilenebilir enerji hedeflerinde Google’ın arkasından geliyor. Teknoloji sektörü bu alanda yalnız değil. Yüzde 100 yenilenebilir hedefine sahip şirketler arasında Coca-Cola, Nike, Nestle, Ikea, Starbucks gibi isimler de yer alıyor.

GÜBREDEN ENERJİ ÖDÜL GETİRDİ

SÜTAŞ’ın sürdürülebilirlik hedeflerini içeren “2015 Sürdürülebilirlik Raporu”, Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi (LACP) tarafından bu yıl tüketici ürünleri alanında en büyük ödül olan “platin”i aldı. Sütaş, rapordaki hedefler kapsamında enerji ihtiyacının yüzde 100’ünü çiftliklerinin gübrelerinden ve fabrikalarının organik atıklarından üretmeyi, sera gazı salımını yüzde 50, su kullanımını yüzde 25 azaltmayı, atıklarının tamamını geri dönüştürmeyi planlıyor. Sütaş Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, “Yatırım yaptığımız her bölgede sektöre örnek uygulamaları hayata geçiriyoruz” diyor.

P&G TÜRKİYE ÇEVRESEL AYAK İZİNİ KÜÇÜLTÜYOR

TEMİZLİK ve bakım ürünleri şirketi P&G, ‘Topluma ve Ekonomiye Katkı & İnovasyon Raporu’nda sosyal sorumluluk ve işbirliği projeleri için 18 milyon TL yatırım yaparak 3 milyon kişiye ulaştığını açıkladı. P&G Türkiye, her yıl sürdürülebilirlik çalışmalarıyla çevresel ayak izini küçültmeyi hedefliyor. Rapora göre P&G, Gebze ve Şekerpınar üretim tesislerinde yıllık temiz su kullanımını 6 bin ton, yakıt tüketimini 270 litre azalttı. P&G Türkiye, her yıl 650 daha az tır sevkiyatı yaparak 800 bin kilometre tasarruf etti. Bu sayede sera gazı salımını yıllık bin ton azaltan şirket, son dört yılda da enerji tüketimini yüzde 17, karbon salınımını yüzde 13 azalttı.

Hürriyet