Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin, 2015’te en fazla ihracat yapan firmalar ile sektörel değerlendirmelerin yapıldığı TİM 1000 İhracatçı listesini yayınladı. Plastik sektöründen 58 firma listeye girdi; veriler, PAGDER’in ihracata yönelik yaptığı analizler paralelinde oluştu.

Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür yaptığı değerlendirmede, “Listeye giren ihracatçı sektör mensuplarımızla gurur duyuyoruz. En ağır rekabet koşulları altında dahi ihracatlarını gerçekleştirdiler. Şimdi, ihracatta daha fazla katma değerli ürün ve yeni pazarlar bulmak için hamle zamanı” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin her yıl açıkladığı, “TİM 1000 İhracatçı Listesi”ne plastik sektöründen 58 firma girdi. Plastik Sanayicileri Derneği’nden (PAGDER) yapılan açıklamaya göre 58 firma, 2015 yılında bir önceki yıla göre ihracat seviyesini korudu.

TİM listesine, plastik sektörünün de dahil olduğu kimyevi maddeler ve mamulleri sektöründen 105 firma girdi. Kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, yüzde 11,3 pay ve 9 milyar 329 milyon dolar ile Türkiye’nin en fazla ihracat yapan üçüncü sektörü oldu.

İhracat yapan her sektörde plastik payı!

PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, TİM verilerine yönelik yaptığı değerlendirmede, “Kamuoyumuz, hatta ekonomi çevrelerimiz tarafından pek bilinmese de plastik bütün sektörlere mamul ve yarı mamul ürün veriyor. En fazla ihracat yapan sektörlere baktığımızda, ihracat yapan hemen her sektörde payımız var. İhracatta sektörel birinciliği alan otomotiv ve ikinci sırayı alan hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin ana tedarikçilerinden biriyiz. Plastiğin ağırlığı arttıkça, bütün sektörlerimizin rekabet gücü de artacak. Bu amaçla çalışıyoruz” dedi.

2015 zor bir yıl oldu

En ağır rekabet koşulları altında dahi ihracatlarını gerçekleştirerek listeye giren ihracatçı sektörlerle, firmalarla gurur duyduklarını aktaran Reha Gür, ihracatta daha fazla katma değerli ürün ve yeni pazarlar bulmak için hamlelerin artırılması gerektiğine dikkat çekti. 2015 yılının ihracat açısından küresel mali dalgalanmalardan etkilendiğini belirten Reha Gür, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Jeopolitik riskler ve krizler yanında, ana ihracat pazarımız olan Avrupa’daki ekonomik sorunlara rağmen mevcut seviyemizi koruduk. Buna bir de döviz kurundaki dalgalanmalar ve parite etkisini eklersek, firmalarımızın büyük bir başarı gösterdiğini söyleyebiliriz. Biliyoruz ki 2015 bitti. Şimdi geleceğe bakmamız gerekiyor. Plastik, ihracatta göreli olarak en ağır rekabeti yaşayan sektörlerden biri. Çok küçük kar marjlarıyla rekabet ediliyor. Bunu aşmanın yolu da yüksek katma değerli ürünlere geçmek. Bu hem ihracat ve şirketlerimizin karlılığı-büyümesi için gerekli, hem de mamul, yarı mamul verdiğimiz diğer sektörlere rekabet avantajı, dolayısıyla ihracatlarına katkı için gerekli” dedi.

Plastik sektörüne yönelik her stratejik adım, diğer tüm sektörlere de katkı demek!

Plastik sektörüne yönelik her stratejik adımın diğer sektörlere de; altyapı, inşaat, gıda koruma, çevre yönünden refah ve yaşam kalitesine de katkı anlamına geldiğini vurgulayan Reha Gür, “Ne yazık ki, hala plastik sektörüne bu bakış açısıyla yaklaşmayanlar var. Sektörümüzün bir an önce kısa vadede; ülkemizde üretilemediği için zorunlu olarak ithal ettiğimiz hammadde, finansmana erişim kanalından ve yeni pazarlar bulmak, mevcut pazarlarda etkinliğini artırmak için ihracat kanalından desteklenmesi gerekiyor. Sektör stratejilerimiz olan Ar-Ge, yerli hammadde üretimi ve plastik sektörünü tanıtmaya yönelik çabalarımızı sürdürüyoruz. PAGDER olarak, ağırlıklı gündemimiz, yüksek katma değerli ürünlere geçiş ve ihracatta yeni pazarlar bulmaya yönelik girişimler… İhracat geçmişte de ana gündemimizdi, şimdi de ana gündemimiz” dedi.