Fatih’i yaşanılabilir bir ilçe haline getiren AK Partili Başkan Mustafa Demir, “Teknoloji, restorasyon, yeşil alanlar, eğitim ve kültür, spor; aklınıza gelebilecek her konuda büyük değişim var” diyor. Şehri imar ederken, o şehirde yaşayanların kalbini kazanmaya önem veriyor. “Tek derdimiz halkımızın memnuniyeti“ diyen Başkan Demir’in üç kriteri var: Çalışkanlık, ulaşılabilirlik ve güvenilirlik…

Göreve geldiğiniz günden bu yana sürekli ‘yaşanabilir bir Fatih’ dediniz. Hedefinize ulaştınız mı?

2004’te belediye başkanı olduğumda etrafı surlarla çevrili, yapılaşması bitmiş, problemli, yeşil alan üretemez bir Fatih vardı. Biz ‘yaşanılabilir bir kent’ diye yola çıktık. Sosyal, kültürel, ekonomik alt yapıyı oluşturduk ve burayı tercih edilen bir ilçe haline getirdik. Hayallerimizin de ötesinde bir Fatih inşa ettik.

‘EĞİTİM ÖNCELİĞİMİZ’’

İlçe olarak eğitimde ne durumdasınız?

Bir topluma hizmet etmenin en pratik yolu çocukların eğitimine destek vermektir. Benim de iki evladım var ve onları iyi yetiştirmek için mücadele ediyorum. Fatih’te yaşayan insanların çocukları için de aynı özeni gösteriyoruz. Örneğin kara tahtaları dünyaya açılan bir pencereye dönüştürüp, akıllı hale getirelim dedik. 2010’da Fatih’te tüm ilköğretim okullarının dersliklerinde akıllı tahtaları bitirdik. Daha sonra bu ülke projesi oldu.

Sağlıkta ne durumdasınız?

Çapa, Cerrah Paşa, Haseki ve SSK Samatya hastanelerimiz var. Hepsi tarihi geçmişi olan önemli hastaneler. Göreve başladığımda iki sağlık ocağımız vardı. Ancak yetersizdi. Bunu 24 sağlık ocağına çıkardık. Aile sağlık ocağı merkezleri ilk Düzce’de hayata geçirildi. Daha sonra uygulamayı İstanbul’a aldılar. Biz aile sağlık merkezlerini Fatih’te kolaylıkla gerçekleştirdik. Çünkü altyapısını kurmuştuk.

‘ÇAPA BİZİMLE KALMALI’

Çapa’nın taşınması gündemde. Sultangazi Belediye Başkanı da ‘Biz Çapa’ya hazırız’ diyor. Siz ne diyorsunuz?

Çapa ve Cerrahpaşa bizim için çok önemli. Bu hastaneler bizimle başlamış, öyle de devam etmeli. Çünkü bunlar sağlık kuruluşu olduğu kadar şehrin dokusu ve tarihini de içeriyor. Şehrin genleriyle oynayamazsınız. Onlar bizim değerlerimiz. Tarihi yarımadadaki bu mirasa dokunamayız. Bu hastanelerin alt yapısının yetersiz olduğu bir gerçek ama bunu çözmek için gayret ediyoruz.

Çapa ve Cerrahpaşa’nın sizde kalması için çözümünüz ne?

İstanbul Üniversitesi’nin başlattığı güzel bir proje var. Oraya 40 bin metrekare alanımızı verdik, 800 milyon değerinde katkıda bulunduk. Çapa 107 bin, Cerrahpaşa 157 bin metrekarelik bir alan. Bunlar 800 yatak kapasiteli ve 5 bin araçlık otoparkı olan kompleksler. Projeleri yapıldı, Anıtlar Kurulu’nda imzalandı. TOKİ ve İstanbul Üniversitesi çalışmalara başladı. Üniversitenin Küçükçekmece’de büyük bir arazisi var ve bu yapılacak. Asıl mesele inşaat esnasında ne olacağı. Cerrahpaşa bunu çözüyor. Çünkü Samatya ile anlaşıyor ve hizmetlerini oraya kaydıracak. Çapa ise sıkıntılı. Yeri dar ve yıkılıp yeniden yapılma ihtimali var. Buranın çevresi ekonomik açıdan da çok önemli, esnafı da mağdur etmemek gerek. Henüz verilmiş bir karar yok. Çapa’nın bir bölümünü tarihi yarımada içinde çözmeyi düşünüyoruz. Diş Hekimliği Fakültesi ise Sultangazi’ye taşınacak. Sonra tekrar bize gelecek.

Boğaz’ı yüzerek geçen ilk ve tek başkansınız. Spor alanında neler yapıyorsunuz?

Sporda başarılı olan hayatta başarılı olur. Gençleri spor veya sanatın bir dalıyla mutlaka uğraşmaya teşvik ediyoruz. Fatih’te fiziki şartları müsait olan her okula kapalı spor salonu yaptık. Diğerlerine de spor sahaları yapılıyor.

Halk size rahat ulaşabiliyor mu?

Güne erken saatte başlar, gezmedik sokak bırakmam. Sokağa çıkmazsanız şehre hakim olamaz, proje üretemezsiniz. Ben hep halkın içindeyim. Motivasyon kaynağımız bir gülen yüz, bir uzanan el. İnsanlar benimle sokakta karşılaştıklarında sarılıyor, destekliyor ve dua ediyor. Yapılan anketlerde değişmeyen tek bir sonuç var. O da, Fatih’in yüzde 80’inin burada yaşamaktan memnun olduğu.

Sosyal belediyecilikte neler yapıyorsunuz?

Halka ‘Belediye başkanından memnun musunuz?’ diye sorduğumuzda ‘Evet’ diyorlar. ‘Neyinden memnunsunuz’ diye sorduğumuzda, ‘Çalışkan, ulaşılabilir ve güvenilir olmasından’ diyorlar. Kriterim bu. Her yere, herkese ulaşmaya çalışıyoruz. 8 bin 500 aileye düzenli gıda yardımı yapıyoruz. Okullarımıza destek oluyor, öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ayrıca giyim çarşımız var. Senede iki kez A’dan Z’ye özellikle çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Peki, kentsel dönüşümde ne durumdasınız?

Kentsel dönüşümü Sulukule ile Türkiye’de ilk biz gerçekleştirdik. Sulukule projesi çok tartışıldı ama çok başarılı oldu. Birkaç mahallemizde dönüşüm devam ediyor. Biz, Türkiye’de sınırları SİT alanı olan tek ilçeyiz. En büyük problemimiz binaların mevcut ruhsatları. Bu konuda Büyükşehir’le çalışıyoruz. Dönüşümde çok daha iyi olacağız.

‘KAPALIÇARŞI’YA BÜYÜK YATIRIM YAPTIK’

Turizmin can damarı Kapalıçarşı’daki restorasyon çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Dünyanın en çok ziyaret edilen turistik mekanı Kapalıçarşı’da çok büyük problemler vardı ama çözdük. 554 yıllık çarşıya hiç dokunulmamıştı. Sadece ufak dokunuşlarla problemler aşılmış ama artık duvara toslama noktasına gelinmişti. Burası 2009’da bize bağlandı ve hemen projesine başladık. Kapalıçarşı’nın altyapı problemi vardı. Görüntü kirliliği ve çatı problemi de cabası. En önemlisi yönetim problemiydi. Burada işlerin hızlı yürümesi için kanun çıkardık, projeleri hazırladık. İşleri en kısa sürede bitirdik. Artık çok güzel bir yönetim kurulu var. Çatıyı da biz üstlendik. 30 milyon lira harcadık. 20 milyon lira daha harcayacağız ve bu problem de bitecek.

‘HEDEFİMİZ EMİNÖNÜ’NÜ YAYALAŞTIRMAK’

Yayalaştırma çalışmalarınız var. Hangi aşamaya geldiniz?

Eminönü bölgesinin yarısını yayalaştırdık. Fatih, ulaşımı gayet rahat bir bölge. Vatandaşların buraya araçlarıyla değil, toplu taşımayla gelmesini teşvik ediyoruz. Yayalaştırma sayesinde önceden fark etmediğimiz binaları, tarihi dokuyu görür olduk. Sirkeci, Cağaloğlu gibi yerleri 2010’da yayalaştırdık. O dönem metro bağlantıları yoktu. Daha önce buralara araç geldiğinde insanlar dükkanlara kaçıyordu. Ama biz buraları yayalaştırdıktan sonra rahat rahat dolaşabiliyorlar. Bizim hedefimiz Eminönü’nün hepsini yayalaştırmak. Mesela Gedikpaşa’yı Buenos Aires’e çevireceğiz. Çünkü Sultanahmet Meydanı’na otobüs gelip park ediyor. Buna da kimse ‘Dur’ demiyor. Buraları Büyükşehir’in desteğiyle yayalaştırdık. Meydanlar yapıldı, binalar ortaya çıktı ve görüntü kirliliği kaldırıldı. Cepheleri de yaptık. Balkonlara çiçekler koyduk ve çok güzel bir görüntü ortaya çıktı.

‘EMİNÖNÜ MOTİVASYON KAYNAĞIMIZ’

Eminönü’nün size bağlanması tarihi yarımadanın yükünü artırdı mı?

Eminönü motivasyon kaynağımız oldu. 5 yıl Fatih’te yapacaklarımızı yapmıştık, projelerimiz devam ediyordu. Eminönü bizim için yeni bir çalışma alanı oldu. Bu karardan üvey evlat muamelesi göreceğini zannedip tedirgin olan semt sakinleri, şimdi hizmetlerimizden çok mutlu.

‘ŞEHRE YÜZ NAKLİ YAPIYORUZ’

Fatih’in çehresini cephe yenileme ile değiştiriyorsunuz. Çalışmalar nasıl gidiyor?

Biz buna bir nevi yüz nakli diyoruz. Eminönü de bize bağlandıktan sonra kentsel dönüşüm veya yenileme yapmak çok zor. Öyle bir yerdeyiz ki züccaciye dükkanındaymış gibi çok dikkatli çalışıyoruz. Bilinçsiz bir hareket her tarafı perişan edebilir. Burada binaların hepsini yıkıp yeniden yapma şansımız yok. Biz de cepheleri değiştirdik. 1700 binayı yeniledik. Cephe yenilemeyle tarihi doku meydana çıkıyor ve binalar kötü görüntülerinden arınıyor. Bu anlamda Türkiye’de ilk ve tekiz.

FATİH’TE HER ÇOCUK BİR SANATÇI

‘Her Okula Bir Orkestra’ projeniz çok konuşuluyor. Amacı ne?

Fatih Belediyesi bir dünya projesine imza atıyor. ‘Her Okula Bir Orkestra’ projesiyle orta ve lise öğrencilerine okullarında müzik eğitimi alma imkanı sağlıyoruz. Projeyle müziğe ilgi duyan çocuklar sanat becerisini geliştiriyor. Sesli düşünme becerisine sahip, başarılı müzisyenler olma yolunda ilerliyorlar. Proje sayesinde imkanları sınırlı yüzlerce çocuk, ortak sosyal ve kültürel buluşmayla müziğin sihrini paylaşıyor. Okullara kurulan müzik sınıflarının tüm enstrümanları ve eğitmenleri de yine belediye tarafından sağlanıyor. Müzik sınıflarından isteyen, müziğe ilgi duyan her çocuk tamamen ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Şu anda 11 okulda, 275 öğrenci ile aktif olarak devam eden çalışmalar, yakında Fatih genelinde uygulanmaya başlayacak. Proje, Sulukule Sanat Akademisi’nin açılmasıyla daha fonksiyonel hale geldi. İki proje arasında oluşan sinerjinin en başarılı örneği ise temelleri atılmakta olan Fatih Senfoni Orkestrası. Sanata ilgi duyan, saygı duyan nesiller yetiştirmek istiyoruz.

Posta