Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği (TGÜB) Teknik Komite Üyesi Makine Yüksek Mühendisi Nuri Ertokat konuya ilişkin açıklamalarda bulundu

Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği (TGÜB) Teknik Komite Üyesi Makine Yüksek Mühendisi Nuri Ertokat; “Binalarda Isı Yalıtımını düzenleyen kanun olan TS 825, Aralık 2013’ten bu yana yayınlanmadığından dolayı, ülkemiz %20 civarında enerjiyi sokağa atmaktadır. Hem daha fazla enerji tüketiyoruz hem de bir o kadar CO2 emisyonunu atmosfere bırakarak çevrenin iyice kirlenmesine neden oluyoruz” dedi.

TSE tarafından hazırlanan ve Aralık 2013’te yayınlanan TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardının, halen Resmi Gazete’de yayınlanmadığı için uyulması zorunlu standart özelliğini kazanamadığına dikkat çeken TGÜB Teknik Komite Üyesi Nuri Ertokat; “Aralık 2013 den bu yana tüm ülke genelinde yapılan bina projelerinde ısı yalıtımı bakımından ülkemiz %20 civarında enerjiyi sokağa atmaktadır. Hem daha fazla enerji tüketiyoruz hem de bir o kadar CO2 emisyonunu atmosfere bırakarak çevrenin iyice kirlenmesine neden oluyoruz. Halen çok çeşitli ısı yalıtım hesaplarında, Mayıs 2008 tarihinde yayınlanmış olan TS 825 kullanılmaktadır. Aralık 2013 tarihli TS 825 incelendiğinde, Mayıs 2008 tarihli TS 825 deki yalıtım yaptırımları, yaklaşık %20 civarında arttırılmış durumda olduğu gözlemlenmektedir” dedi.

2023 Hedefi: Enerji Tüketimini %20 Azaltmak
2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Enerji Verimliliği Strateji Belgesi”ne göre, ülkemizde tüketilen enerji miktarının, 2011 yılı değerlerine göre 2023 yılına gelindiğinde en az yüzde 20 azaltılması hedeflendiğini belirten Ertokat; “Bu belgede hedefler 7 başlık altında toplanmıştır. Binaların enerji taleplerini ve karbon emisyonlarını azaltmak ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanan sürdürülebilir çevre dostu binaları yaygınlaştırmak ise en önemli iki madde olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği olarak bu konuda elimizden geleni yapmaktayız. Fakat, bu hedefe ulaşabilmek için yürürlükteki mevzuatın, AB uygulamaları paralelinde revize edilmesi gerekmektedir. Böylece binaların, kullanım amacına (otel, hastane, mesken, okul, AVM) binanın bulunduğu bölgenin iklim koşullarına (sıcaklık, rüzgar etkisi vb) mimari tasarımına (yönlendirme vb) ve yürürlükteki zorunlu standartlara (TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları) uygun inşa edilme durumuna göre, azami yıllık enerji talebi belirlenecek ve söz konusu enerji karşılığı atmosfere salınacak azami CO2 emisyon miktarı hesaplanarak, sınır değerleri aşan projelere inşaat ruhsatı verilmeyecektir. Mevcut binaların da iyileştirilmek suretiyle bu sınır değerlere yaklaştırılması özendirilecektir” dedi.
Gazbetonun ısı yalıtımı ve enerji verimliliğinde sağladığı avantajlar ile dünya standartlarında bir malzeme olduğuna dikkat çeken Ertokat; “Söz konusu enerji strateji belgesinde yer alan ve yapılması istenen bu ana başlıklar, ülkemizde yıllardan beri yapılmaya çalışılmaktadır. Ancak AB mevzuatı paralelinde güncellemeler konusunda çok hızlı davranılamadığı da açıktır” dedi.

Enerji Verimliliğinde Geride Kalıyoruz
Konvansiyonel enerji rezervlerinin kısıtlı miktarda olması nedeniyle enerji tüketimi konusunda tüm dünyada dikkatli davranıldığını ve her alandaki enerji tüketimini en aza indirmek için yasal düzenlemeler yapılmakta olduğuna dikkat çeken Ertokat; “Gelişmiş ülkelerin enerjinin tasarrufunda gösterdikleri hassasiyeti izliyoruz. Neredeyse sıfır enerji tüketen binalar yapmaya çalışıyorlar. Fakat, maalesef ülkemizde yapılarda dahi ısı yalıtımına bağlı enerji verimliliğini sağlamak adına bile gerekli adımlar atılamamaktadır. Bu enerji sarfiyatı ve çevre kirliliğinin yanı sıra konut tüketicilerinin ısıl konforu düşük, sağlıksız yapılarda yaşamasına neden olmaktadır” dedi.