Türkiye, prefabrik yapı ihracatından son 4 yılda 1 milyar doların üzerinde gelir elde etti.

Son yıllarda altın çağını yaşayan inşaat sektöründeki gelişim, prefabrik alanında faaliyet gösteren firmaların iş hacimini de artırdı. Özellikle deprem gibi doğal afetlerde hayati önem taşıyan ve afetzedelere geçici ev sahipliği yapan prefabrik yapı alanında Türkiye’deki firmaların kabiliyetleri ve dünya pazarındaki ağırlıkları ivme kazandı.

Türkiye’de bu alanda ciddi bir tecrübe sahibi olan yerli firmalar dünya pazarında da önemli bir yer tutuyor. Bu durum Türkiye’nin ihracat rakamlarında da kendini gösteriyor.

Türk firmaların ürettiği prefabrik yapılar dünyanın çeşitli noktalarında insanların barınma ve güvenlik ihtiyaçlarını geçici de olsa çözüm sunuyor.

İhracat verilerine göre, Türkiye 2011 yılında prefabrik yapıların satışından 231 milyon 838 bin 607 dolar gelir elde etti. Bu rakam 2012’de 275 milyon 87 bin 255 dolara, 2013’te 297 milyon 886 bin 121 dolara çıktı.

Geçen yıl prefabrik yapıların ihracatından 235 milyon 191 bin 762 dolar gelir ele edilirken, bu yılın ilk çeyreğinde 62 milyon 694 bin 242 dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

Prefabrik yapıların ihracatından son 4 yılda elde gelir 1 milyar doları aştı. Türkiye’nin prefabrik yapı ihracatı yaptığı ülkeler arasında Cezayir, Yunanistan, Kosova, Sudan, Kenya, Afganistan, Ukrayna, Haiti, Çin, Somali, Suriye, Kolombiya, Rusya, Irak, Senegal, ABD, Fransa, Almanya, İngiltere, Türkmenistan, Venezuela, Angola, Libya, Gabon, Kazakistan, Moritanya gibi ülkeler bulunuyor.

– “Türkiye liderliğe oynuyor”

Nuriş Prefabrik Yapı İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, prefabrik sektörünün Ekonomi Bakanlığının sağlamış olduğu teşviklerle hızla büyüdüğünü kaydetti.

Sektörün pazar büyüklüğünün 1 milyar doların üzerinde olduğuna dikkati çeken Turan, “Prefabrik yapılar ekonomik, hızlı konut üretiminde ve şantiye sahalarında tercih ediliyor. Türkiye bu alanda dünyada lider olma yolunda hızla ilerliyor” diye konuştu.

Turan, sektörün hızlı konut üretiminin getirdiği avantajlarla deprem, sel gibi afetler karşısında insanların düştüğü zor durumlardan kurtulmasına yardımcı olduğunu belirterek, “1999 İzmit ve 2010 Van depreminde depremzedeler için konteyner konutlar imal ettik. Firma olarak geçtiğimiz günlerde yaşanan Nepal depremi için acil çözüm üreterek o bölgede yaşanan barınma sorununu çözüme ulaştırmak için gerekli görüşmeleri de sürdürüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Turan, yaşadıkları sorunlar nedeniyle şehirlerinin yeniden inşa edilmesi gereken Irak, Tunus, Libya gibi ülkelerde hızlı ve güvenli yapı ihtiyacının prefabrik sektörü sayesinde karşılandığını ifade etti.

Türkiye’nin prefabrik yapı üretiminde tüm dünyanın ihtiyacını karşılayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Turan, KOBİ’lerin ve küçük üreticilerin dünya piyasalarına yeterince entegre olamamasından dolayı istenilen seviyenin yakalanamadığını söyledi.

Memleket