Sürdürülebilir Markalar Konferansı 2015 İstanbul (Sustainable Brands 2015 Istanbul), 26 – 27 Mayıs tarihlerinde İstanbul CVK Hotels’de gerçekleşti.

Sürdürülebilirlik kavramını ekonomik, çevresel ve sosyal sorumluluk kapsamında ele alan dünyanın lider kimya şirketi BASF’nin platin sponsorluğunda düzenlenen Sürdürülebilir Markalar Konferansı 2015 İstanbul (Sustainable Brands 2015 Istanbul), 26 – 27 Mayıs tarihlerinde gerçekleşti. İstanbul CVK Hotel’de düzenlenen konferansın açılışında BASF adına konuşmayı Sürdürülebilirlik Stratejileri Başkan Yardımcısı Dirk Voeste yaptı.
Konferansta, “daha iyi bir şehir yaşamı için sürdürülebilir çözümler” konulu bir sunum yapan Voeste; “2050 yılı itibariyle dünya nüfusunun yüzde 70’ten fazlası şehirlerde yaşayacak. Asya’daki gibi mega şehirler ortaya çıkıyor. İnşaat, yerleşim ve binaların yıkılması, global enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını ve sera gazı emisyonlarının ise yüzde 30’unu oluşturmaktadır” dedi.

Voeste ayrıca, BASF’nin otomotiv, elektrik ve elektronik, inşaat, deri, tekstil, deterjan, temizlik, ilaç, kozmetik, hayvan yemi, tarım ve gıda sektörlerine verdiği hizmet ile tüm ürün portföyünün sürdürülebilirlik etkisini sistematik bir şekilde incelemeye yönelik, yeni bir metodoloji olan ‘Sürdürülebilir Çözüm Yönetimi’ni geliştirdiğinden bahsederek; “Sürekli kalabalıklaşan dünya nüfusunun talepleri, gezegenimize giderek daha fazla bir yük bindiriyor. Hâlihazırda dünyanın ürettiğinden fazlasını tüketiyoruz. Bu nedenle sürdürülebilirlik, geleceğimiz açısından son derece önemli. Daha sürdürülebilir bir kalkınma için ekonomik, çevresel ve sosyal ihtiyaçları dengelememiz gerekiyor. Bu farkındalık, daha sürdürülebilir çözümler geliştirme konusunda ortaklık yaptığımız müşterilerimiz ve paydaşlarımız arasında da artış gösteriyor. Sürdürülebilirlik, işimiz için giderek daha da önemli bir büyüme faktörü haline geliyor” dedi.

BASF, tüm pazarlardaki sürdürülebilir çözümler için tercih edilen ortak olmayı amaçlıyor

Dirk Voeste, sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratan BASF’nin tüm ürün uygulamalarının dört kategoriye ayrıldığından söz etti. İlk olarak, analiz edilmiş ürünlerin yüzde 23’ünün, “Accelerators” olarak adlandırılan değer zincirinde sürdürülebilirliğe önemli bir katkıda bulunduğunu, ikinci kategori olan “Performers”ın ise; pazarın tüm standart sürdürülebilirlik gereksinimlerini karşıladığını ve portföyünün yaklaşık yüzde 74,1’inin bu tanıma uyduğunu belirten Voeste, “Üçüncü kategorimiz olan “Transitioner” kategorisi, sürdürülebilirlik konusunda iyileştirme gereksinimlerini tanımlıyor. Analiz edilen ürünlerin yaklaşık yüzde 2,6’sı bu kategoriye giriyor. Son olarak ise önemli sürdürülebilirlik kriterlerini yeterince yerine getirmeyen uygulamalarda “Challenged” olarak etiketlendirilen ürünler için eylem planları geliştiriyoruz. Analiz edilen ürünlerin hâlihazırda yüzde 0,3’ü de bu kategoriye giriyor” dedi.

Artan dünya nüfusu ve gıda, ev, mobilite ve rahatlık konusunda artan talep, beraberinde büyük global zorluklar getiriyor. Kimya sektörünün sağladığı inovasyonlar, bu zorlukların ele alınmasında önemli bir rol oynuyor. Sürdürülebilir gelişmenin kimyasal yeniliğe olan ihtiyacını gören BASF, bu konu üzerindeki çalışmalarını sürdürerek; tüm pazarlardaki sürdürülebilir çözümler için tercih edilen ortak olmayı amaçlıyor.