Teknopark İzmir Genel Müdürü Yücel Yaşar, yepyeni bir teknokent konsepti planladıklarını, bu sayede Türkiye’nin Silikon Vadisi olma düşüncelerini bir adım daha ileriye taşıyacaklarını söyledi.

Mevcut fiziki alanlarında yüzde 100’e yakın kapasiteye ulaşan Teknopark İzmir (İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi), ana bölgesinde yapılaşma için düğmeye bastı. Burada bir teknokent konsepti oluşturulması planlanıyor. Teknopark İzmir Genel Müdürü Yücel Yaşar, yeni konsept ile Türkiye’nin Silikon Vadisi olma düşüncelerini bir adım daha ileriye taşımış olacaklarını belirtti.

10 yılı aşan tecrübeyle, gerek Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminde gerekse de teknopark işletmeciliğinde önemli bilgi ve tecrübe sahibi olduklarını söyleyen Yaşar, “Teknopark İzmir 5+ Vizyon Strateji Belgesi’ olarak hazırladığımız doküman ile Türkiye’deki öncü ve rol model olma misyonumuzu geleceğe taşıyacağız. Bu bağlamda, şu anda tam kapasitede olan mevcut fiziki alanlarımızı genişletecek yatırımlarla bölgemizin dinamizmini artıracağız. Kurumsal kimlik yenileme çalışmasını tamamlayarak ekosistemdeki gücümüzü pekiştireceğiz. Bir sonraki adımımızda ise 2 milyon metrekare alan üzerindeki ana bölgemizin fiziki yapılaşmasına hız vererek teknoİzmir’de teknokent konsepti hayata geçiyor Teknopark İzmir Genel Müdürü Yücel Yaşar, yepyeni bir teknokent konsepti planladıklarını, bu sayede Türkiye’nin Silikon Vadisi olma düşüncelerini bir adım daha ileriye taşıyacaklarını söyledi. parktan teknokente giden konsepti oluşturmayı planlıyoruz. Bu sayede de Türkiye’de ve bölgemizdeki araştırma ve bilim merkezleri ile üniversitelerden oluşan ekosistemin odağında yer alarak ortak bir sinerji oluşturmayı planlıyoruz” dedi.

Bölgedeki firmaların 2014’te toplam 88 milyon TL’lik ciro yaptıklarını, bugüne kadarki toplam cirolarının ise 266 milyon TL olduğunu anlatan Yaşar, “Bölgeden yapılan ihracat 20 milyon dolara ulaştı. Bu yılki ciro hedefi 100 milyon TL’yi aşmak. Bölgede 134 firma var. Bunların yüzde 64’ü yazılım, yüzde 7’si tasarım yaparken, biyoteknoloji, ileri malzemeler, elektronik ve enerji firmaları da yüzde 4’er pay alıyorlar. Türkiye’nin ilk teknoparklarındanız. Alt ve üst yapımız önemli ölçüde bitti. Ayrıca İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) bünyesinde yer alma avantajımız var” diye konuştu.

Bölgedeki firmaların İYTE’nin kütüphane, araştırma merkezi, laboratuvar, spor tesisi ve benzer birçok olanağından faydalandığını vurgulayan Yaşar, “Türkiye’nin tek yüksek teknoloji enstitüsü konumundaki İYTE’nin güçlü akademik kadrosu ve öğrencileri bizi güçlü kılıyor” açıklamasını yaptı.

İnovasyon Merkezi’nde hedef, bölgesel kalkınma Türkiye’nin kalkınma ajansı desteği ile yapılan ilk güdümlü projesi olan İnovasyon Merkezi ile ekosistemi besleyecek tüm katma değerli hizmet ve unsurların tek bir ara yüzden verileceğini anlatan Yaşar, “Bu proje ile Türkiye’nin en büyük kuluçka merkezlerinden biri faaliyete geçerken, teknoloji transfer ofisi, promosyon ajansı, eğitim ve seminer salonları, hızlı prototipleşme atölyesi, ücretsiz kullanıma açık paydaşlar ofisi, nitelikli sosyal donatı alanları oluşturulacak. Bu proje bölgesel bir kalkınma amaçlanıyor” bilgilerini verdi.

30’un üzerinde start-up kuruldu

Yücel Yaşar, Teknoloji Transfer Ofisi Projesi’nin de 1 yıldır başarı ile yürütüldüğünü belirterek, özetle şu ifadeleri kullandı: “Üretilen bilgi, patent ve lisanslamanın ardından, katma değerli ürün ve hizmetlere dönüşerek ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Teknoparkların organik büyümesinin tek yolunun, etki alanımızdaki teknik üniversitelerdeki genç beyinleri tekno-girişimciliğe yönlendirmekten geçtiğine inanıyoruz. Bu nedenle, son 3 yıldır kaynaklarımızın önemli bir kısmını tekno-girişimcilik eğitimlerine ve programlarına ayırdık. Bu çalışmalar sayesinde 30’un üzerinde ‘ilk defa teknoparkta kurulan şirket ya da öğrenci veya yeni mezun şirketleri’ anlamına gelen ‘start-up’ kuruldu. Bu yıl içerisinde eğitim programına alınan 15 tekno-girişimci adayının iş fikirleri geliştirildi. Mentörlük ve pazar araştırma çalışmaları yapılarak ilgili destek mekanizmalarına yönlendirildi.”

Dünya