TTSİS’nin, tekstil ve hazır giyim (THG) sektörünün ülke ekonomisi içindeki yeri ve önemini ortaya koyan raporu tamamlandı. Ezber bozan sonuçların elde edildiği araştırmaya göre THG, Türkiye ekonomisi için her derde deva nitelikte son derece önemli bir sektör. Sektörün yarattığı 64.8 milyar TL doğrudan ve 117.9 milyar TL toplam (doğrudan+dolaylı+uyarılmış) brüt katma değer, tüm sektörler içinde en yüksek değeri temsil ediyor.

TÜRKİYE Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TTSİS) tekstil ve hazır giyim (THG) sektörünün ülke ekonomisindeki yerini, yarattığı brüt katma değeri, cari açık ve işsizlik sorunuyla mücadeledeki rolünü ortaya koyan önemli bir araştırmaya imza attı. Prof. Dr. Murat Yülek yönetiminde uluslararası danışmanlık şirketi PGlobal tarafından hazırlanan ve sektör temsilcilerinin uzun zamandır beklediği, “Tekstil ve Hazır Giyim Sanayiinin Türkiye Ekonomisindeki Yeri: Brüt Katma Değer, Dış Ticaret ve Uluslararası Rezerv Birikimi, İstihdam, Yatırım Teşviki Etkileri” başlıklı rapor tamamlandı. Bugüne kadar THG sektörü ile ilgili yapılmış en kapsamlı ve bilimsel bir çalışma olan rapor, THG sektörünün Türkiye’de en yüksek katma değeri üreten sektörlerin başında geldiğini, işsizlik ve cari açık sorununun en önemli panzehiri olduğunu açıkça ortaya koydu.

117.9 MİLYAR LİRA
Ezber bozan nitelikte bulguların ortaya çıktığı rapora göre, öteden beri düşük katma değer ile çalıştığı sanılan THG sektörü, aksine ülke ekonomisi içinde en yüksek brüt katma değeri yaratan sektör. Türk THG sektörü, Avrupa Birliği (AB) rakamları esas alınarak, WIOD bazlı girdi-çıktı analizi sonuçlarına göre 2013 yılında 64.8 milyar TL’lik doğrudan brüt katma değer üretti. Sektörün ürettiği doğrudan, dolaylı ve uyarılmış brüt katma değer ise, 117.9 milyar TL’ye ulaşıyor. Doğrudan, dolaylı ve uyarılmış brüt katma değer Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 8.6’sına denk geliyor.

HER DERDE DEVA SEKTÖR
Ayrıca THG sektörünün ülke geneline yayılan işletme yapısı ile girişimcilik, gelir dağılımında adalet ve istihdam yaratma ile de Türkiye için en kritik iş ve yatırım alanlarından biri olduğu ortaya çıkıyor. Yıllar yılı düşük katma değer ürettiği iddia edilen THG sektöründe faaliyet gösteren Türkiye çapına yayılmış 52 bini aşkın işletme bulunuyor. Bunlar belli bölgelerde toplanmaktan ziyade, ülke geneline yayılmış yapısıyla da dikkat çekiyor. Yarattığı istihdam olanakları, ekonominin yumuşak karnı cari açık ile mücadelede net ihracat fazlası, dünya çapındaki rekabet gücü ile THG, Türkiye ekonomisi için eşsiz bir konuma sahip. Sektör temsilcileri, verilen tüm teşviklere rağmen halen dış ticaret açığı veren sektörler desteklenmeye devam edilirken, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün neden hâlâ stratejik sektör olarak ilan edilmediği sorusunu dile getiriyor.

REKABETÇİ ÜCRET POLİTİKASI ŞART
THG sektöründe uluslararası rekabet giderek artmakta ve çeşitlenmektedir. Bir tarafta Çin ve Hindistan gibi düşük ücretli Asya ülkeleri rekor seviyelerde tekstil makinesi yatırımı yapmakta; diğer tarafta Fransa, Almanya ve İtalya gibi ülkeler markalı ürün ve teknik tekstil alanlarında ilerlemektedir. Bu durum hem tekstil hem de hazır giyim sektörlerinde düşük ve yüksek nitelikli çalışanlar için ücret rekabetinin çetinleşmesine sebep olmaktadır. Temel üretim birimlerindeki işçi maliyetlerinin Çin ve Hindistan gibi ülkelerdeki düşük ücretlerle rekabeti zorlaşırken, yüksek katma değerli üretim yapan gelişmiş ülkelerdeki vasıflı çalışanların ücretlerine ulaşmak da zorlaşmaktadır.

RAPORDA NELER YER ALIYOR?
‘TÜRKİYE ekonomisi için THG ne anlama geliyor?’ sorusuna cevap aranan rapor 3 bölümden oluşuyor. Sektörün ürettiği brüt katma değer, sektörün dış ticaret ile rezerv birikimine sağladığı katkı ve yaratılan istihdam. Raporda bu 3 ana eksen etrafında THG sektörünün Türkiye ekonomisindeki yeri, rakam ve analizlerle ortaya konuluyor.

BRÜT KATMA DEĞER NEDİR?
HER sektörün dışardan aldığı girdilerin üzerine kattığı ekonomik değer demek. Bütün sektörlerin ürettiği brüt katma değeri topladığınızda ortaya milli gelir çıkıyor. Herhangi bir sektörün ürettiği brüt katma değer ne kadar fazla ise milli gelir de o kadar artıyor. Yani ülke ekonomisi büyüyor, kişi başı gelir o kadar yükseliyor.

İSTİHDAMIN YÜZDE 9.29’U
İSTİHDAM söz konusu olunca daha da ilginç bir tablo çıkıyor ortaya. 2013 Aralık sonu itibariyle THG sektöründe kadın erkek toplam 918 bin civarında doğrudan kayıtlı istihdam söz konusu. Türkiye’de kayıtlı ve kayıtsız istihdam olgusunu da düşündüğümüzde THG sektörünün doğrudan 1.4 milyonluk bir toplam istihdam yarattığı görülüyor. Türkiye’nin istihdam kaynağı THG sektörünün doğrudan, dolaylı ve uyarılmış istihdam ile birlikte Türkiye ekonomisine sağladığı istihdam ise 2.4 milyon kişi. Bu rakam, Türkiye’deki toplam istihdamın yüzde 9.29’unu oluşturuyor. Kayıtlı çalışanların yüzde 40’ı kadınlardan oluşuyor. THG sektörü imalat sanayi içinde yüzde 28 ile istihdamda en yüksek paya sahip ve Türkiye genelinde kayıtlı istihdamın yüzde 7.4’ünü oluşturuyor.

YAYGIN BİR SANAYİ AĞI
THG’de üretimi yapan toplam 52 bin işyerinin yüzde 97’sini KOBİ’ler oluşturuyor. Bu işletmeler Türkiye’ye yayılmış durumda ve dolayısıyla THG sektörü yaygın bir sınai girişimcilik alanı yaratıyor. 52 bin işyerinin 18 bini tekstil ve 34 bini ise hazır giyim sektöründe hizmet veriyor.

TEŞVİKLERE EN HIZLI VE YÜKSEK GERİ DÖNÜŞ
RAPORDA ortaya çıkan bir diğer önemli veri de teşviklerle ilgili. Sektöre vergi bazında sağlanacak 1 milyar TL’lik yatırım teşviki ile 25 yıl boyunca her yıl 302 milyon TL’lik brüt katma değer yaratarak, toplamda bugünkü değerle 3 milyar TL’lik katma değer yarattığı hesaplandı.

YÜKSEK TEKNOLOJİ TEŞVİKİ İSTİYORUZ

İBRAHİM BURKAY (Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı): Bursa otomotivin yanı sıra önemli bir tekstil ve hazır giyim (THG) şehridir. Dolayısıyla bu alandaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türk THG sektörü dünyada orta ve üst segmente hitap eden önemli bir oyuncu. Bu gücün korunması için özellikle teknik ve fonksiyonel tekstile yerinde 6. bölge teşviki verilmesini talep ediyoruz. Bunu ayrıca Turquality gibi global marka yaratma çabalarına verilecek teşviklerle desteklersek dünyada çok daha etkin bir konuma gelebiliriz. Türkiye’de 1. bölgede yer alan İstanbul, Bursa, Denizli gibi illerimizde teknik tekstilde bir atılım yapacak ‘know how’ birikimi var. Bakanlık teşvik verilecek yüksek teknoloji ürün gruplarını açıkladı, içinde teknik ve fonksiyonel tekstil alanında bir ürün grubu yok. Biz bunların da yüksek teknoloji teşvikleri içine alınmasını istiyoruz.

SEKTÖRE DAHA İYİ SAHİP ÇIKMANIN ZAMANI

YAŞAR KÜÇÜKÇALIK (TTSİS Yönetim Kurulu Üyesi): TTSİS’nin büyük bir titizlikle hazırladığı bu rapor, Türkiye için tekstil ve hazır giyimin (THG) önemini çok açık ve net ortaya koyarken aynı zamanda, artık bu sektöre gereken değerin verilmesinin zamanının geldiğine de işaret ediyor. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Türk tekstil ve hazır giyim sektörünü yeniden ele alıp, kamunun sektöre vereceği destekler anlamında yeni bir yol haritası çıkarmalı. Sektörün daha isabetli desteklenmesi için ek vergi uygulamalarının neyi kapsayıp, kapsamayacağı çok iyi belirlenmeli. İhracata ve yeni yatırımlara da destek verilmeli. Örneğin yatırım indirimi dünyanın her yerinde var. Türkiye’de de yeniden yatırıma indirim gelmeli. Yüksek teknoloji yatırımlarının desteklenmesi ile THG’nin üreteceği katma değeri kısa sürede katlamak mümkün. Özel sektör bunu hedeflerken, kamu teşvik politikaları da katma değeri artırma hedefini karşılayacak şekilde güçlendirilmeli.

KATMA DEĞERİ İÇİN ELDEKİ KUŞU BESLEYELİM

İSMAİL GÜLLE (İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı): Türkiye’de tekstil ve hazır giyimin (THG) sıfırdan bu noktaya geldiği 40 yıldan beri bu sektörün içindeyim. Sektöre her platformda destek istedik. Kimi oldu kimi kabul edilmedi ama biz destek talep etmekten vazgeçmiyoruz. Çünkü sektörün bu ülkeye ve millete büyük hizmeti var. Yarattığı katma değer, ihracatla sağladığı döviz girdisi ortada. Bunun heba olmaması lazım. Eğer bize katma değeri yükseltecek şekilde verilen destekler artırılırsa sektörün ürettiği katma değeri hızla yükseltmesi mümkün. Çünkü THG’nin sahip olduğu altyapı buna müsait. Hep ‘eldeki kuş yerine daldaki kuşu besleyelim’ diyorlar. THG eldeki kuştur, büyümeye ve katma değer yaratmaya çok müsait. Bu fırsatı kaçırmayalım.

SEKTÖRE ÖZGÜ TEŞVİK BEKLİYORUZ

ZEKİ KIVANÇ (Adana Sanayi Odası Başkanı): Hazırlanan bu kapsamlı rapor bizim yıllardır dile getirdiğimiz sözlerimizi doğrulaması ve bu sektörün Türkiye için ne kadar önemli olduğunu açık şekilde ortaya koyması bakımından bilinenin ilanı oldu. Sektörün istihdam ve ihracatın ötesinde en önemli katkısı, sağladığı katma değerdir. İhracat rakamları sağlanan katma değer bazında ele alınmalı, ülke olarak önceliklerimiz, stratejilerimiz, teşvik politikalarımız buna göre belirlenmeli. Alıp satarak hedeflerimize ulaşamayız. İhracatımız içindeki yerli katkı oranını artıracak çalışmalar yapmalıyız. Temmuz 2011’de uygulamaya konan ek vergi kararıyla sektörün sağladığı katkıda önemli artış görüldü. Karar ertesinde gerçekleştirilen yeni yatırımlarla 170 binin üzerinde istihdam artışı sağlandı, yıllık bazda dış ticaret fazlası 16 milyar dolara ulaştı. Sektörümüz kendine özgü dinamiklerle teşvik edilmesi durumunda 2023 yılında öngörülen 80 milyar dolarlık ihracat hedefine rahatlıkla ulaşabilir.

DÖVİZ REZERVİNE EN BÜYÜK KATKI
TTSİS’nin raporunun bir diğer çarpıcı bulgusu da tekstil ve hazır giyimin ülke ekonomisine dış ticaret açısından sağladığı katkılarda görülüyor. Rapora göre, THG son 10 yılda gerçekleştirdiği 220 milyar doları aşkın ihracat ile en yüksek döviz girdisi sağlayan sektör.

TEKSTİL ve hazır giyim (THG) sektörünün Türkiye ekonomisi içindeki yerini ve önemini ortaya koyan TTSİS’nin hazırladığı raporun dış ticaret ayağına ilişkin bulguları da son derece çarpıcı. Son 10 yılın verileri baz alınarak yapılan hesaplamalara göre, THG sektörü cari açığı düşüren ve döviz rezerv birikimine katkı yapan en önemli sektör. THG son 10 yılda gerçekleştirdiği toplam 220 milyar doların üzerinde ihracat hacmiyle ülke ekonomisine en yüksek döviz girdisi sağlayan sektör olarak da öne çıkıyor. Bu özelliğiyle THG sektörü son 10 yılda 123 milyar doların üzerinde net ihracat gerçekleştirerek ülkemizin aynı dönemdeki net 97.8 milyar dolarlık döviz rezerv birikimine, diğer bir deyişle, yüksek cari açığa rağmen, pozitif döviz rezervi sağlamasına diğer tüm sektörlerden daha fazla katkı yaptı.

DÜNYADA 4. BÜYÜK OYUNCU
Dünya tekstil ticaretinde 4. büyük, hazır giyimde de 6. büyük olarak global arenada son derece önemli bir oyuncu olan Türk THG’nin iç pazarda daha fazla desteklenmesi uluslararası rekabet gücünü daha da artıracaktır. Türkiye’nin ihracat hamlesine paralel olarak, THG de, son 10 yıllık ihracatında büyük bir sıçrama gerçekleştirdi. 2004 yılında 17.6 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektör, yıllar içinde bunu artırarak 2014 sonu itibariyle yıllık 29.4 milyar dolar ihracat rakamına ulaştı. Bu 10 yıllık süreçte de ülke ekonomisine sadece yarattığı 123.6 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla bile büyük bir katkı sağlamış oldu.

ŞARTLAR İYİLEŞMELİ
İşte TTSİS’nin hazırladığı raporda da açıkça ortaya konan THG sektörünün Türk ekonomisine yaptığı bu kritik katkılar, giderek çetinleşen uluslararası rekabet altında gerçekleşiyor. ABD’den Çin’e kadar uzanan geniş bir yelpazedeki dünya ülkelerinde, THG sektörüne birçok doğrudan ve dolaylı destek sağlanıyor. Türk THG sektörünün ekonomimize sağladığı katkıların devam etmesi, ülkemizde THG sektörünün aleyhine işleyen bazı şartların iyileştirilmesine bağlıdır. Türk THG sektörünün ülkemiz ekonomisine katkılarını devam ettirebilmesi için ihtiyaç duyduğu kamu desteği ve düzenlemeler de raporda öneriler bölümünde detaylı bir şekilde inceleniyor.

KAMU POLİTİKALARI İLE DESTEKLENMELİ
KAMU kesiminin uygulayabileceği politikalar ve sektör temsilcilerinin stratejileri şöyle özetlenebilir:

Maliyet Rekabetçiliğinin Muhafaza Edilmesi: Sektörün dezavantajlı olduğu en büyük konulardan birisi yüksek girdi maliyetleridir. Bu bağlamda enerji ve işçiliğin üstündeki yükler yeniden yapılandırılmalıdır. Primler, vergileri ve fonlar sebebiyle ücretlerde oluşan net brüt farkı maliyetler üzerinde bir yük yaratmaktadır.

Yerinde Teşvik: Tekstil gibi istihdama katkısı ve katma değeri yüksek sektörler farklı bölgelere taşınmak zorunda bırakılmadan yerinde teşvikle desteklenmelidir.

Marka Desteği: Turquality gibi sektörlere marka yaratma konusunda yıllardır büyük katkı sağlayan programların devamlılığı önem arz etmektedir. Buna benzer programların tasarım, Ür-Ge, Ar-Ge konularında da oluşturulması son derece yararlı olacaktır.

Haksız Rekabetin Engellenmesi: Yerli üretimi korumak adına ek vergi uygulamasının devamı, gümrüklerde etkin menşe kontrollerinin yapılması ve Dahilde İşleme Rejimi uygulamasında gerekli iyileştirmelerin yapılarak bu tarz desteklerin haksız rekabete yol açmadan, amacı doğrultusunda kullanan firmalara kolaylık sağlayacak şekilde uygulanması gerekmektedir.

Stratejik Yatırım: THG sektörünün stratejik yatırımlar kapsamına alınarak özel yatırım desteklerinden faydalanabilmesinin ülke ekonomisi açısından çok olumlu geri dönüş sağlayacağı değerlendirilmektedir. Verilen teşviklerin geri dönüşleri takip edilmeli, bu aşamada en hızlı katma değer yaratan ve süreklilik arz eden sektörlere teşviklerde öncelik verilmeli. Bu bağlamda, THG’nin 1 milyar TL’lik yatırım teşviki ile 25 yıl boyunca her yıl 302 milyon TL’lik brüt katma değer yaratarak, toplamda bugünkü değerle 3 milyar TL’lik katma değer yaratması buna en güzel örnektir.

Pamuk Ekonomisi: Sektörün en önemli hammaddesi olan pamuk üretimimizi artırıcı politika ve yöntemler tekstil sektörünün geleceği açısından belirleyici olacaktır. Yıllık 1 milyon ton pamuk üretimine ulaşılması ve bu üretimin devamlı olarak sağlanması için gerekli politikalar oluşturulmalıdır.
Hülya Güler Hürriyet