Türk müteahhitleri, mevcut pazarlarının yanı sıra rotayı, Etiyopya, Ekvator Ginesi ve Güney Sudan’a çeviriyor.

Türk müteahhitleri yurtdışında, 2014 yılında 255 yeni proje ile yaklaşık 22,5 milyar dolar iş hacmi gerçekleştirdi. 2023 yılında, yurtdışında üstlendikleri iş hacminin yılda 100 milyar dolar olmasını hedefleyen Türk müteahhitleri, mevcut pazarlarının yanı sıra rotayı, Etiyopya, Ekvator Ginesi ve Güney Sudan’a çeviriyor.

Türk müteahhitlerin geçtiğimiz yıllarda BDT, Ortadoğu, Körfez ülkelerinde başarılı projelere imza attığını kaydeden Onkat Bilişim Dijital Platform AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Nezihe Kılınç, son yıllarda dünyada artan enerji talebiyle birlikte, yüksek miktarda petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip olan Sahra Altı Afrika’nın yeniden yapılandırılmasında da, Türk müteahhitlerinin aktif olarak yer almasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Türk müteahhitlerin geçtiğimiz yıl 104 ülkede faaliyet gösterdiğini anlatan Nezihe Kılınç, “Türk müteahhitlerinin Sahra Altı Afrika’da yer alması, sektöre yeni soluk gelecektir. Etiyopya, Ekvator Ginesi, Güney Sudan gibi ülkelerde son yıllarda üstlenilen önemli projeler, gelecekte bu coğrafyada daha önemli işlerin alınacağının da sinyallerini veriyor” dedi.

43 yılda projelerin tutarı, 300 milyar doları geçti

Türk müteahhitlik sektörünün 1972 yılında yurtdışına açıldığını hatırlatan Nezihe Kılınç, aradan geçen 43 yılda, yurtdışında üstlenilen proje sayısının 7 bin 684’e ulaşırken, projelerinin tutarının ise 300.3 milyar doları geçtiğini kaydetti.

Son 30 yıldır inşaat sektörüne hizmet verdiklerini ifade eden Nezihe Kılınç, son 12 yıl içerisinde Türk müteahhitlerinin yurtdışında ciddi bir atağa geçtiğine işaret ederek, şunları söyledi:

“Yurt dışında üstlenilen bir projenin; 2002 yılında ortalama proje bedeli yaklaşık 19 milyon dolar iken, 2014 yılında 88,4 milyon dolar seviyelerine çıktı. Ortalama proje bedelindeki söz konusu artış, müteahhitlerimizin bugün; havalimanı, metro, endüstriyel tesisler, doğalgaz-petrol rafinerileri, otoyol ve enerji santralleri gibi büyük ölçekli ve katma değeri daha yüksek projeleri üstlenmelerinden kaynaklanıyor. Önümüzdeki yıllarda Türk müteahhitleri, dünyanın dört bir yanında prestijli projelere imza atmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.