Seranit Grup Başkanı Hamdi Altunalan uyarıyor: “İran’ın kapasitesi 200 milyon metrekareyi geçti. Tüm komşu ülkeler sektöre giriyor. İtalyan rakipler Amerika sayesinde ayağa kalkıyor. Kaliteyi ıskalayan ayakta kalamayacak”
Seramik sektörü, bir yandan kur bir yandan da sektöre giren komşu ülkelerin yarattığı baskı altında. Bu zorlaşan rekabette kaliteyi ıskalayanın ayakta kalması çok zor. Bu, Seranit Grup Başkanı Hamdi Altunalan’ın tespiti. Altunalan, seramik sektöründe ortalama ihracat rakamının 5 dolar olduğunu, kendilerinin ise ortalama 17 dolardan ihracat yaptıklarını belirterek, “Artık kalitenin bedelini ödüyor insanlar. Bizim malımızı alanlar aptal mı? Ortalamayı da biz yükseltiyoruz. Kaliteyi ıskalayanların ayakta durması artık çok zor” diyor. Avrupa’ya belirli teknik özellikleri tutturamadan ihracat yapmanın çok zor olduğunu anlatan Altunalan, “Alt segmente çok satayım, ucuza satayım derseniz ancak Çin fiyatıyla ihracat yapabilirsiniz. Fiyat rekabetinden çıkamayanlar amortisman ayıramadığı için tesisine yatırım yapamıyor. Tesisler çok eskidi” saptaması yapıyor.

Altunalan’ın önemli bir uyarısı da seramik sektöründe bize çok yakın coğrafyalardan rekabeti zorlaştıracak yeni kapasitelerin geldiği yönünde… “İran çok önemli bir seramik üreticisi haline geldi. 200 milyon metrekareleri geçti üretim kapasitesi. Şu an ürün kalitesi çok düşük ama bu iyileşmeyeceği anlamına gelmez. Mısır, Dubai seramik üretimini hızla artırıyor. İran’dan Türkiye’ye mal gelmeye başlasa bizim sektörü sıkıntıya sokar. İran şu anda Türkiye için en büyük tehlike. Navlun avantajı var enerji maliyetleri çok düşük. Azerbaycan, Suudi Arabistan üretime başladı. Türkmenistan bir fabrika kurmak için bizden know how istedi. Böyle baktığınızda yakın bölgelerimizde ciddi bir yatırım var.” Yani yakın bölgelerde ciddi bir rekabet seramik üreticilerini zorlayacak gibi görünüyor.

Eurodaki düşüş İtalyan rakiplere yaradı

Seranit Grup Başkanı Hamdi Altunalan, dolar ve eurodaki hareketlilik sonrasında fiyat vermeye korkar hale geldiklerini anlatıyor. “Euro 3’lerdeyken fiyat verdiyseniz battınız” diyor ve devam ediyor: “İhracatta fiyat da artıramıyorsunuz, ‘bana ne sizde kurlar arttıysa arttı’ diyor adam. Bu tamamen Avrupa’yı kurtarma planının bir parçası. Avrupalı üreticiler şimdi ABD’ye bol miktarda mal satıyorlar. İtalyan seramik üretimi tamamen çökmüştü. Şimdi tekrar canlanmaya ve para kazanmaya başladı. Çünkü malının tamamını Amarika’ya göndermeye başladı. Eurodaki düşüş İtalyan ve İspanyol üreticiye çok yaradı, onlar da kaybettikleri pazarları yeniden kazanabilmek için bunu çok iyi değerlendiriyorlar. Kurdaki hareketler Türk üreticilere ise hep zarar yazıyor.” Altunalan “Tam finansmancı olduk” diye özetliyor Türk sanayicisinin içinde bulunduğu durumu. Kurlardaki değişimin yatırım hesaplarını da çok zorladığının altını çiziyor.

İtalyan rakipten pahalıyız o kadar kör bulamıyorsunuz

Peki bu zorlu ortamda Seranit nerede duruyor? “Biz ocak ayında 2015 yılı üretimimizin tamamını sattık. Artık satacak ürünümüz kalmadı” diyen Altunalan kalitenin altını tekrar çiziyor ve “Bugün Avrupalı müşteriler İtalyan markalardan daha fazla ödeyerek Seranit tercih ediyor” diyor. Seranit’in en büyük pazarı Avrupa. Altunalan, “Kalitemiz en üst segementte. A ve A plus üretim yapıyoruz. TSE’nin çift yıldızını sektörümüzde ilk alan biz olduk, hem Serra hem de Seranit olarak” diyerek pazardaki önemli değişimin analizini şöyle yapıyor: “Burada en önemli nokta artık ne üretirsem satarım devri bitti. Nihai tüketici bilinçlenmeye başladı. Bu hem üreticiler hem de müteahhitler için geçerli. Şimdi ben ne yaparsam satarım diyenlerin elinde önemli bir stok birikti gayrimenkulde, özellikle de alt segmentte. artık ne isteniyorsa onu üretme devri başladı. Bitli baklanın kör alıcısı olur derler. Şu anda o kadar kör bulamıyorsunuz. Bulamayınca da stoklara çalışıyorsunuz.”

Seranit Grup, Şimpaş bünyesinde toplam 4 alanda faaliyet gösteriyor. Amiral gemi Seranit markasıyla porselen karo. Serra, seramik sektöründeki genç markaları. Vanucci markasıyla mutfak-banyo üretiyor şirket ve Ar-Ge ile inovatif ürünler geliştiriyor.

Bugün Türkiye seramik sektörünün 400 milyon metrekare kapasitesi var. Bu kapasitenin yüzde 40’ı atıl durumda. Toplam sektör ihracatı 100 milyon metrekare, iç tüketim ise 150 milyon metrekare civarında. Peki 150 milyon metrekare atıl kapasite varken Seranit bu alanda neden yatırım yaptı? Altunalan, “Sektörde A ve A plus segment üretiminde boşluk gördük. 2010 yılında yatırım yapıldı ve 4 milyon metrekarelik bir üretime ulaşıldı. 72 ülkeye satılıyor ürünler. Tamamen A ve Aplus 30a 90 ve 40’a 80 ürünler… Bir dünya markası olduk” diyor. Peki inovatif ürünler neler? “Örneğin tamamen Hollanda’ya sattığımız bir bina dış yalıtım ürünümüz, dünyada bir örneği olmayan merdiven basamağı Sera Vista ürünümüz bu kapsamda geliştirildi ve önemli ödüller aldı. Seramik sektöründen çıkan inovatif ürünlerin yüzde 99.99’u Seranit’ten çıkar. Pazarda gördüğünüz ürünlerin tasarımının tamamına yakının tasarımı Seranit tarafından yapılmıştır” diyen Altunalan, “Dünyada jenerik marka olan super white’ı da üreten dünyadaki ilk firmayız. 2005’te yaptığımız yatırımla renk ve desenleri porselen karoya ilk taşıyan firma olduk. 2011’de Serra ile Türkiye’yi yeni ürünlerle tanıştırıp sektörün çehresini değiştirdik” bilgisi veriyor.

82 milyon euroluk yatırım planı var, ama kura bakıyor

2015 yılında iki sektörde yatırım yapacağız. Böyle giderse yapmayız, kur riski biraz azalmasza erteleriz, ama eğer işler düzelirse Vanucci’ye yeni bir fabrika yatırımı planlıyoruz. 27 milyon euroluk yatırım söz konusu. Aylık 2 bin mutfak kapasitesi olacak. Diğeri 55 milyon euro, Seranit’e ilave bir porselen karo ilave tesis yatırımı olacak. Şu anda iç piyasadan gelen talepleri karşılayamaz durumdayız. Bu yatırımlar gerçekleşirse kapasitemiz yüzde 50’ye yakın artış gösterecek. O zaman ihracatta da rahatlarız. Şu anda üretimin yüzde 25’i ihracata yöneliyor, kapasitemiz arttığı anda bu oranı kolaylıkla yüzde 40’a çıkarabiliriz. Biz 2023 hedeflerine odaklandık. 2023’te Seranit’in cirosu 1 milyar TL olacak, hedefimiz bu. Bir dünya markası olmak istiyoruz.”

Gelirleri 13 yılda % 8000 arttı

“2001 yılında Seranit, Simpaş bünyesine dahil oldu. O dönemde ifl as noktasında bir şirketti. Seranit kapanmıştı aldığımızda. Önce üretime başladık, sonra kaliteden hiç taviz vermeden yeni yatırımlar yaptık. Simpaş bünyesine geçtikten sonra üretim 18 kat arttı. Gelirlerdeki artış 13 yılda yüzde 8000… Üretim kapasitesi 1 milyon metrekareden 18.5 milyon metrekareye çıktı. Seranit 16 milyon liradan 395 milyon TL ciroya ulaşan bir şirket oldu. 2014 karımız 69 milyon 700 bin TL. Seranit Grubu’nda toplam 1600 çalışan var ancak dolaylı olanlarla birlikte toplam 10 bini bulur çalışan sayımız. 72 ülkede 72 bayimiz ve distribütörümüz var.”

İtalya’da niye fabrika almadık?

Önce İspanya’dan bir fabrika satın almak için araştırma yaptık. Bir tanesiyle tam bitme aşamasındaydı, vazgeçtik. Hem İspanya hükümeti yabancıların sektörde üretim yapmasını istemiyor hem maliyetler yüksek hem de baktık ki İspanyol seramiğinin imajında önemli bir düşüş var. Bunu görünce İtalya’ya döndük. Çok araştırma yaptık ama gördük ki İtalya’daki fabrikaların teknolojileri çok eski. Yani fabrika alsak da orada üretmeyecek sadece markalarını kullanacaktık. Bu da bize etik gelmedi açıkçası. Seranit markası ile dünyaya yayılmaya karar verdik, zoru seçtik. Ağır ve emin adımlarla dünya markası olma yolunda ilerliyoruz.

Üniversite ile ısıtıcı geliştirdi

Seranit Yapı Grubu markalarından Seranit, inovatif ürünler için de önemli bir kaynak ayırıyor. Şirket yaklaşık üç yıl süren Ar-Ge çalışmalarından sonra DRC adı ile yeni nesil ısıtıcı sistemi geliştirdi. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın, Üniversitesi-Sanayi İşbirliği San-Tez projesi kapsamında hazırlanan DRC ısıtıcı paneli yüzde 75’i devlet teşviği ile yaklaşık 1.5 milyon TL maliyetle hayata geçti. Konvensiyonel elektrik sobasının üç katı ısıtma etkisine sahip olan ürün, nem oranında da herhangi bir değişikliğe neden olmazken, elektrik enerjisiyle çalışmasından dolayı da oksijen seviyesinde de herhangi bir düşüklüğe neden olmuyor.

Seramik karoyu proselen diye satan var

Tasarıma ağırlık verilmeli, tasarım hırsızlıkları bırakılmalı. Şimdi fuara hazırlanıyoruz 80 yeni seriyle. Hemen ardından tasarım hırsızlığı için numune toplanmaya başlanır. Yasalar maalesef koruyamıyor. Aynısını yapsalar yine üzülmeyeceğiz, çok kötü kopyasını yapıyorlar. Seramik karoyu porselen karo diye satan var… Bizde bir ürünün tasarlanması 2 yıldır, yıllık 2.5 milyon euro Ar-Ge yatırımımız var. Fuardan sonra özel lansmanlarımız da olacak.

Dünya