Schréder’in OMNISTAR , GL2 Compact , ContiLED ve FV32 LED gibi yeni nesil LED çözümlerindeki eşsiz teknoloji sayesinde, tünel aydınlatmasına özgü talepleri karşılamak üzere pazara en iyi çözümü getiriyor.

Schréder’in OMNISTAR, GL2 Compact, ContiLED ve FV32 LED gibi yeni nesil LED çözümleri, tünel aydınlatmasına özgü talepleri karşılamak üzere pazara en iyi çözümü getirme iddiasını taşıyor. Sadece enerji verimliliği ve tünelin her bölgesinde yüksek kaliteli bir aydınlatma ve mükemmel renk verimi sağlayan Schréder; kullanıcılara sunduğu konforla değil, aynı zamanda performansını kullanım ömrü boyunca sağlayan düz cam tasarımıyla güvenlikten ödün vermeme yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Schréder’in LED çözümleri, bakım ihtiyacını azaltarak bakım ve işletme maliyetlerini azaltırken; tünel içinde trafiğe kapatma sıklığının da daha az olmasını sağlıyor. Bakım işlemleri esnasında, güzergâh değiştirmek için yapılan kurulumlar, maliyet ve seyahat edilen mesafe artışı, bulunulan bölgede yaşayanlar için zorluklar vs. gibi bir dizi rahatsızlıklara da sebep olabiliyor.

Schréder LED armatürleri sürücülerin güvenliğini artırıyor

Belçika’daki Uluslararası Akrediteye sahip R-Tech laboratuarı tarafından üç ay boyunca iki ayrı tünelde doğrudan hava ile temas eden lensler ve üzeri düz cam ile korunan lenslerin karşılaştırılması ile yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, Schréder LED armatürleri kullanıcıların, sürücülerin güvenliğini artırıyor. Araştırmanın bulguları bakım maliyetinin azaldığını ve enerji tasarrufuna katkı sağladığını gösteriyor.

Üç ay boyunca iki ayrı tünelde yapılan araştırmada, bu alanda tamamen benzer şartlar altında LED aydınlatmasına yönelik iki farklı üretim teknolojisi ile karşılaştırıldı.

1. Schréder tarafından kulanılan, lambaların düz bir cam koruyucu ile pazara sunulduğu teknoloji
2. Daha yaygın olan ve lenslerin doğrudan hava ile temas ettiği teknoloji

Sonuçların objektif olmasını sağlamak için armatürler her iki tünel içinde de üç farklı bölgeye monte edildi. Armatürlerin performansı montaj öncesinde laboratuarda, 3 aylık süre sonunda ve temizleme işlemi sonunda dikkatlice ölçüldü.

Kirlenme değerinin fotometri üzerindeki etkisini belirlemek ve her iki LED çözümünün de verimliliğini incelemeyi amaçlayan araştırma, armatürlerin performansını montaj öncesinde ve test süreci sonrasında sonrasında laboratuarda dikkatlice ölçüldü. Elde edilen sonuçlar ise, bir tünel içinde on iki hafta boyunca kalan armatürlerin ışık akısı; cam koruyuculu aydınlatma çözümlerinde doğrudan havayla temas eden lenslere kıyasla yüzde 10 daha azaldığını gösteriyor. Korumasız armatür kirlenme nedeniyle başlangıç ışık akısını yüzde 19 oranında kaybederken, cam kaplamaya sahip armatürlerdeki en büyük kayıp oranı yüzde 8 ile sınırlı kalıyor.

Armatürler temizlendikten sonra, düz camla kaplı olanlar ışık akılarını yüzde 100 geri kazanırken, koruma camı olmayan başlangıç ışık akılarının yüzde 2,5 oranında kalıcı olarak kaybediyor. Her bakım işlemi, koruması olmayan lenslere geri dönüşü olmayan hasarlar veriyor ve bu tür bir uygulama yavaş ama kesin olarak genel verimliliği azaltıyor. Kir veya hasar görmüş lens sadece ışık verimini engellemekle kalmıyor, armatürün genel fotometrisini tamamen değiştiriyor ve kullanıcıların güvenliğini tehlikeye sokuyor. Doğrudan hava ile temas eden kirli lenslerle ışık dağılımı değişmekte ve lens üzerinde yüzde 42 oranında ışık kaybına neden oluyor. Ancak, Schréder’in düz camla donatılan tünel aydınlatma çözümlerinde yüzde 15’i geçmiyor.

Araştırmada ortaya çıkan diğer sonuçlar ise armatür lenslerinin koruması olmadığı durumlarda bir tünel içindeki genel aydınlatma seviyesi tehlike oluşturacak şekilde azaldığını gösteriyor. Tünel aydınlatması çözümü tasarlanırken, enerji verimliliğine olan ihtiyaç için gereken aydınlatma seviyesini sağlamak üzere yapılan hassas hesaplamalar, doğrudan havaya maruz kalan lenslerin kirlenmesiyle hızla sıfır ve geçersiz oluyor.